Böbrek Taşı Oluşumu ve Tedavisi

Böbrek taşları incelendiğinde çoğunluğu kalsiyum taşlarıdır ve diğer kısmı ise infeksiyon taşarını, ürik asit ve sistin taşalrını kapsamaktadır. Tekrarlayan taş hastalığına sebep olan faktörler çocukluk çağı taşları, taş oluşumu ile ilişkili hastalıklar (hiperparatiroidizm, sistinüri, renal tübüler asidoz, hiperoksalüri, chron’s hastalığı, bağırsak ameliyatı), taş oluşumu ile ilgili ilaçlar (kalsiyum, D vitamini, C vitamini, sulfonamid, traimteren) ve taş oluşumu ile ilişkili anatomik bozukluklardır (medüller sünger böbrek, kalisyel divertikül, kist, vezikoüreteral reflü, üreteropelvik bileşke darlığı, at nalı böbrek, üreterosel). Taş hastalığı sıklıkla ağrı, idrarda kanama, bulantı-kusma şikayetleri ile ortaya çıkarken, bir kısım hastada ise başka nedenler ile yapılan tetkikler sırasında farkedilir. Klinik tanı direkt üriner sistem grafisi, ultrasonografi, intravenöz pyelografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden uygun olanlar ile desteklenmelidir. Daha sonra hastanın yaşı, klinik seyri (şikayetleri), taşın büyüklüğü ve lokalizasyonu, böbrek için risk teşkil edip etmediğine bakılarak uygun bir tedavi planlanır. Bu tedavi hastayı bazı ilaçlar ile takip olabileceği gibi, vücut dışından taş kırma (ESWL) ya da endoskopik (URS-lazer litotripsi, perkütan nefrolitotomi)) veya açık operasyon da olabilmektedir. Her hasta ayrı ayrı düşünülerek tedavi edilmektedir. Kendiliğinden tedavisiz düşen,cerrahi girişimle çıkarılan ya da parçalandıktan sonra fragman olarak idrarla atılan taşlara, bileşimlerinin belirlenmesi için taş analizi yapılmaktadır. Böylelikle taşın tekrarını önlemek için gerekli önlemler alınabilir. Akut taş düşüren hastalarda ağrının geçirilmesi ilk hedefimizdir ve ardından hasta rahatladığı zaman görüntüleme tetkiki yapılarak tedavi planlanır. Böbrek taşlarında ESWL’nin başarısı taşın büyüklüğü ve yeri ile direkt ilişkilidir. Buradan yola çıkılarak daha büyük taşların perkütan nefrolitotomi (PCNL) ile daha başarılı bir şekilde tedavi edilebildiği bir gerçektir. İnfeksiyonlu taşlar veya bakteriüri söz konusu olduğunda ESWL tedavisinden önce antibiyotik tedavisi uygulanmalı ve tedavi sonrası da bir süre sürdürülmelidir. Büyük böbrek taşlarından dolayı ESWL’den sonra oluşan obstrüktif ve infektif komplikasyonları önlemek için double J stent kullanmak gerekir. Çapı 20 mm ya da daha büyük olan taşlar için, stentin ESWL den önce yerleştirilmesini önermekteyiz. Tek böbrekli hastalarda ise mutlaka takılmalıdır. Pekütan yolla taşın kırılmasında ise taşlar doğrudan vücut ışına alınabildiği gibi, lazer yada pnömotik litotriptörler vasıtası ile kırılarak da parçalar halinde de çıkarılabilir. Geyik boynuzu (staghorn) taşlarında ise direkt açık ameliyat tercihimiz olmaktadır. Anatrofik nefrolitotomi, radyal nefrotomi, pyelonefrolitotomi gibi teknik olarak birbirinden farklı yöntemler uygulamaktayız. Kompleks taş yükü olanlarda, ESWL-perkütan-üreteroskopik yöntemler başarısız kalındığında, böbrek içinde anatomik anormallikler, morbid obezler, iskeletsel deformitesi olanlar ve cerrahi girişimin kolay olması ve yalnızca bir tek anestezi işleminin gerekmesi nedi ile çoculardaki büyük taş yükünde açık cerrahi için endikasyonlardır.

Menopoz Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Menopoz, bir kadının son adet döngüsüne sahip olmasından sonra ortaya çıkar. Hem menopoz hem de bundan önceki süre, bir kadının vücudunda önemli fiziksel değişikliklere neden olur. Kadınlar ilaç alarak, tedavi görerek ve davranış değişiklikleri yaparak menopozun istenmeyen etkilerini azaltabilir.

Belirtiler Nelerdir?

Çoğu kadın 48 ila 55 yaşları arasında menopoz geçirir. Perimenopoz, menopoz başlangıcından dört ila beş yıl önce ortaya çıkabilir. Perimenopoz sırasında, kadının düzensiz dönemleri olabilir, ancak diğer menopoz semptomlarına sahip olmaya başlar. Yaygın menopoz belirtileri şunları içerir:menopoz nedir, menopoz belirtileri, menopoz belirtisi nedir

  • Gece terlemeleri
  • Soğuk ayaklar ve eller
  • Huysuzluk
  • Karın çevresinde artan yağ
  • Sıcak basmaları
  • Baş dönmesi veya baş ağrısı
  • Vajinal kuruluk
  • Uykusuzluk hastalığı
  • Hafıza kaybı
  • Kilo almak

Menopoz yaşlanmanın doğal ilerlemesinin bir parçası olsa da, bazı sağlık durumları menopozun daha hızlı ortaya çıkmasına neden olabilir. Erken menopoz için risk faktörleri:

  • Düşük ağırlık
  • Asla doğum yapmamak
  • Hipotiroidi
  • Yeterli hormon üretmeyen adrenal bezler
  • 40 yaşından önce ortaya çıkan yumurtalık yetmezliği
  • Kemoterapi veya radyasyon
  • Sigara içmek

Majör Depresyon

Menopoz, majör depresyon olarak bilinen ciddi bir duygudurum bozukluğunu tetikleyebilir . Daha önce depresif atak geçiren kadınlar, özellikle ataklara doğum veya menstruasyon nedeniyse, menopoz veya perimenopoz sırasında majör depresyon gelişme riski daha yüksektir. Sorunu teşhis etmek için doktorlar, yumurtalıkların ve tiroid bezlerinin işlev seviyesini belirlemek için kan testleri kullanırlar. İlgili doktor ayrıca diğer olası semptomlar ve yaşam stresörleri hakkında da bilgi verecektir.

Doktorlar, kadınların en az iki hafta boyunca gün boyunca depresyona girmeleri durumunda majör depresyon tanısı koyarlar. Artık bir zamanlar keyif aldıkları etkinliklerle ilgilenmeyen kadınlara da majör depresyon tanısı konabilir. Bazı kadınlar bu birincil semptomların her ikisini de yaşarlar. Majör depresyon ayrıca bu ikincil semptomlara neden olabilir :

  • yorgunluk
  • Huzursuzluk
  • Değersizlik veya suçluluk duygusu
  • İntihar veya ölüm düşünceleri
  • Uyku problemi
  • Uyuyorum
  • Odaklanmada zorluk

Semptomların şiddeti, doktorların majör depresyonu nasıl tedavi ettiğini etkiler. Doktorlar şiddetli semptomları olan kadınlara hormon tedavisi, antidepresanlar ve psikoterapi önerebilir. Daha az şiddetli depresyon belirtileri olan kadınlar, psikoterapi ile birlikte sadece hormon tedavisi veya antidepresan kullanabilirler. Menopoza tamamen geçiş yapmış kadınlar antidepresanlara hormon tedavisinden daha iyi yanıt verebilir. Antidepresan almaya başlayanlar, iyileşme hissetmeden önce bir ila iki ay beklemelidir. Hormon tedavisi gören hastalar iki ila dört hafta içinde yanıt bekleyebilir.

Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi bir zamanlar menopoza giren yaygın menopoz semptomlarını azaltmanın ve gelecekteki sağlık risklerini önlemenin bir yolu olarak çoğu kadına reçete edildi. Çoğu kadın, takviye edici progesteron ve östrojenin bir kombinasyonu olan hormon replasman tedavisi aldı. Artık uterusu olmayan kadınlara sadece ek östrojen kullanılan östrojen replasman tedavisi verildi. Sadece östrojen almak rahim kanseri riskini artırır.

Bununla birlikte, hormon tedavisinin faydalardan daha fazla riski olabilir. 60’lı yılların başlarında, birkaç yıl boyunca hormon replasman tedavisi alan kadınlar, kan pıhtısı, kalp hastalığı, meme kanseri ve inme riskinde artış gösterdi. Genç kadınlar için hormon tedavisi, daha kısa bir süre için alınırsa, bu kadar önemli riskler olmadan değerli faydalar sağlayabilir.

Hormon tedavisi menopozun neden olduğu depresyonu tedavi etmek için de kullanılabilir . Perimenopozda olan kadınlar için, başarılı tedavi için gerekli olan tek unsur hormon tedavisi ve psikoterapi olabilir. Menopoza girmeden önce hiç depresif dönem geçirmeyen kadınların da hormon tedavisine olumlu cevap vermeleri muhtemeldir. Bununla birlikte, bazı doktorlar depresyon şiddetli ise veya hastanın geçmişte depresyonu varsa, tedavi planına bir antidepresan eklemenizi önerir.

Menopozun Sağlık Riskleri

Menopoza başlayan kadınlar, bazı hastalıklar, kanserler ve diğer rahatsızlıklar geliştirme riskini artırmaktadır. Menopoz riskini artırır:

  • Kalp hastalığı
  • osteoporoz
  • Makula dejenerasyonu
  • Kolon kanseri
  • glakom

Kadınlar bu artan riskleri doktorlarıyla tartışmalıdır. Bir kadının bu durumlar, kanserler veya hastalıklar için başka risk faktörleri varsa, doktoru onu daha yakından izlemeyi seçebilir.

Menopoza Uyum

Bir kadın perimenopoza girdiğinde jinekoloğundan randevu almalıdır. Doktorunun tavsiyesini aldıktan sonra, hormon tedavisine başlayıp başlamayacağını düşünmelidir. Birçok kadın hormonları denemeden önce menopoz semptomları şiddetlenene kadar bekler.

Menopoza giren kadınlar da depresyon belirtilerinin farkında olmalıdır. Depresyonu olmayan kadınlar bile bu dönemde yaşamlarında olası kargaşadan etkilenebilir. Boş yuva sendromu ve genellikle menopoz sırasında ortaya çıkan orta yaştaki diğer zorluklar da hoş olmayan duygulara neden olabilir. Menopoz, vücut ve öz kimlik hakkında olumsuz duyguları tetikleyebilir. Bu duygular yaygın olmakla birlikte, tedaviyi hak edebilir.

Menopoza giren kadın düzenli bir egzersiz programına devam etmeyi veya başlatmayı düşünmelidir . Aktif olan kadınlar daha az ve daha hafif menopoz semptomları yaşarlar. Egzersiz, menopoz sonrası kilo alımını da önleyebilir. Ağırlık taşıyan egzersiz de kemikleri güçlü tutmaya yardımcı olabilir. Aslında araştırmalar, egzersizin arzu edilen vücut yağ oranının korunmasında hormon tedavisinden daha etkili olduğunu göstermektedir.

Menopozdaki kadınlar ayrıca idrar stresi inkontinansı yaşayabilir. Bu, pelvik taban kaslarındaki östrojen seviyelerindeki değişimlerin neden olduğu kas atrofisinden kaynaklanır. Kegel egzersizlerini düzenli olarak tamamlamak, daha fazla kas atrofisini önlemeye ve durumun ilerlemesini durdurmaya yardımcı olabilir.

Menopozdaki kadınlar için seks zorlaşabilir . Vajinal kuruluk ve hassasiyet yaygındır ve bu semptomlar kadınların cinsiyete olan ilgisini azaltabilir. Kadınlar ayrıca dış cinsel organları da dahil olmak üzere seks organlarının küçüleceğinin farkında olmalıdır. Hormon değişiklikleri nedeniyle, menopozdaki kadınlar cinsiyete daha az ilgi gösterebilir. Tüm bu durumlar tedavi edilebilir ve bir doktorla tartışılmalıdır.

Menopoza Giren Birini Desteklemek

Menopoz herhangi bir kadın için stresli bir zaman olabilir, ancak arkadaşlardan ve aileden gelen destek geçişi kolaylaştırabilir. Bazı kadınlar depresyonun menopozun doğal bir yan ürünü olduğuna inanmaktadır; aile üyeleri semptomlarına katlanmak yerine onları tedavi aramaya teşvik etmelidir . Aile üyeleri, menopozdaki kadınların onlarla egzersiz teklif ederek veya sağlıksız yiyecekleri evden uzak tutarak sağlıklı yaşam tarzlarını sürdürmelerine yardımcı olabilir.

Menopoz ile ortaya çıkan birçok değişiklik orta yaştan kaynaklanır ve doğrudan hormonal değişikliklerden kaynaklanmaz. Aile üyeleri kadınların bu değişiklikler hakkındaki duygularına duyarlı olmalıdır. Çocuklar boş yuva sendromu yaşayan annelerle düzenli olarak konuşmak için özel bir çaba gösterebilirler. Eşler ayrıca hormonal değişikliklerin eşlerinin cinsiyete verdiği tepkileri etkileyebileceğinin farkında olmalıdır, ancak net iletişim ve gerektiğinde bir doktordan yardım istemek sağlıklı bir fiziksel ilişkiyi sağlıklı tutabilir.

İshal İçin Neler Yapılabilir?

Sık ve sulu bağırsak hareketleri zaman zaman çoğu insanda görülür. Alınan yiyeceklerin, genellikle sindirim yollarında bulunan bir enfeksiyon nedeniyle fazla hızlı sindirimlesi ishale neden olur. Sağlıklı kişilerde arada bir meydana gelen ishal genellikle dinlenerek ve bol sıvı alarak geçirilir. Çoğunlukla altında başka ciddi bir neden yatmaz.ishal tedavisi, ishal için yapılabilecekler, ishali geçirme yollarıSüresi birkaç saatten bir haftaya kadar çeşitlilik gösteren şiddetli ishal çoğunlukla virütik veya bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu gıda zehirlenmesi nedeniyle meydana gelir. Mikroorganizmalar (veya onların ürettiği toksinler) mide ve bağırsak zarlarının iltihaplanması anlamına gelen gastroenterite yol açar. Enfeksiyon sonucu meydana gelen ishal ile birlikte kusma, karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve hafif ateş olabilir. Bazen laktoz veya inek sütü şekeri gibi bir besin maddesine karşı duyulan hassasiyet veya antibiyotik gibi bazı ilaçların yan etkisi de ishale neden olabilir. Kurşun, böcek ilaçları veya bazı bitkilerden zehirlenmek de ishal yapabilir.

Uzun süren ve tekrarlayan ishal irritabl bağırsak sendromuiltihaplı enflamatuar bağırsak hastalığı, divertiküler hastalık, fazla aktif tiroid bezi veya strese bağlı bozukluklar gibi kronik bir sorunun işareti olabilir. İshal, nadiren bağırsak kanserinin belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir.

Korunma

Kişisel temizlik: Enfeksiyonların neden olduğu ishalden korunmaın en iyi yolu temel hijyen kurallarına dikkat etmektir.

  • Tuvalete gittikten sonra ve yemek pişirmeye ve yemeğe oturmadan önce ellerinizi daima sabunla iyice yıkayın.
  • Umumi tuvaletlerde, ellerinizi mikroplara yuva olabilecek el kurutma makineleri yerine temiz bir kağıt havlu ile kurulayın.

Mutfak temizliği: Gıda zehirlenmesinin neden olduğu ishalden korunmak için yiyecek maddelerinin seçimi, kullanımı ve saklanma şekli çok önemlidir.

  • Yalnız taze yumurta kullanın (tarihini kontrol edin) ve çatlak olanları atın. İyice pişirin.
  • Hamilelik süresince, listeria bakterisinin neden olduğu ishalden korunmak için şu yiyecekleri yemeyin: yumuşak ve küfle olgunlaştirılan veya pastörize edilmemiş süt veya bununla imal edilen peynirler, yumuşak dondurma, önceden pişirilmiş ve buzdolabına konulmuş yiyecekler (tekrar iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice yıkandığından emin olmadığınız yeşillikler.
  • Kutusu şiş ve kapağının etrafı veya eklem yeri ezik olan konserveleri ve “son kullanma tarihi” geçmiş olan yiyecekleri satın almayın.
  • Gıda maddelerini paket üstünde belirtilen “son kullanım tarihi”ne kadar tüketmeye çalışın.
  • Az pişmiş etleri iyice pişirin ve artık yiyecekleri de iyice ısıtmadan yemeyin. Özellikle tavuk etine dikkat edin.
  • Paket üstünde başka şekilde önerilmediği takdirde, dondurulmuş yiyecekleri pişirmeden önce dışarıda değil, buzdolabında çözdürün. Bir kere çözülmüş yiyecekleri tekrar dondurmayın.
  • Pişmiş ve pişmemiş etleri buzdolabının değişik raflarına koyun. Çiğ etin diğer yiyeceklerle temas etmemesine dikkat edin.
  • Buzdolabını, derin dondurucuyu, mutfak tezgâhlarını ve mutfak aletlerini düzenli olarak temizleyin.
  • Bulaşık bezlerini, süngerleri ve bulaşık yıkamak için kullandığınız diğer gereçleri sık sık yıkayın ve çamaşır suyu gibi dezenfektan bir sıvı (şişe üstünde belirtildiği gibi sulandırarak) ile temizleyin.
  • Gastroenteritiniz varsa başkaları için yemek pişirmeyın ve onların yiyeceklerine dokunmayın.

Stres: Stres sindirim sisteminin çalışmasını etkilediği için ishale neden olur. Kendinizi çok baskı altında hissediyorsanız stresi önlemek veya ona karşı gösterdiğiniz tepkiyi kontrol etmek için gerekli stres yönetimi tekniklerine başvurun.

Yolculuk İshalinden Korunmak

Bazı yabancı ülkelerde yerel bakterilere karşı savunmasız olabilirsiniz. Şüphe halinde aşağıdaki önlemleri alın:

  • Yalnız kimyasal olarak sterilize edilmiş veya kaynatılmış su veya şişe suyu için ve dişlerinizi de bununla fırçalayın.
  • Restoranlarda şişe suyunun gözünüzün önünde açılmasını isteyin (bazı yerlerde şişelere musluk suyu koyarlar).
  • Buz kullanmayın.
  • Meyvelerin kabuklarını soyun ve çiğ sebze ve salata yemeyin.
  • Restoranlarda yalnız pişmiş ve sıcak servis yapılan yiyecekler yiyin. Uzun zaman ılık olarak saklanmış yiyecekleri yemeyin.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler

Vücudun sıvı kaybetmesini önlemek: Özellikle beraberinde kusma da varsa, ishalin tehlikelerinden biri vücudun susuz kalmasıdır. Küçük çocuklar ve zayıf bünyeli, yaşlı veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bu durum daha da önem kazanır. Bunu önlemek için aşağıdaki tedbirleri alın:

  • Bol su veya sulu içecekler tüketin ve alkol ve kafeinden kaçının. Kusma varsa, sık sık ve azar azar sıvı alın, ki sıvı aşağılara inebilsin.
  • Yediklerinizi çıkarıyorsanız tuz ve şeker eksikliğini gidermek için önlem alın. İki portakalın suyunu sıkın, buna yarım çay kaşığı tuz ve iki çay kaşığı bal karıştırın ve yarım litreye ulaşıncaya kadar su ekleyin, iyileşinceye dek bundan her yarım saatte bir bardak için.
  • Papatya, kekik, zencefil, nane ve rezene gibi bitki çayları için. Ferahlatıcı özelliği olan bu bitkilerin hafif antiseptik etkisi de bulunmaktadır ve bunlar çoğu zaman sindirim yolu iltihabının neden olduğu ishal ile birlikte hissedilen kann ağnsına da iyi gelir.
  • Bağırsaklardaki iltihabı dindirmek için şekersiz siyah frenk üzümü veya mürver ağacı meyvesi suyu için. Bu meyvelerin özünde bulunan C vitamini enfeksiyonla mücadelede de yardımcı olur.
  • Bir tatlı kaşığı ararotu çok az su ile karıştırarak yumuşak bir macun hazırlayın. Sonra bu macuna yarım litre kaynar su ekleyin ve koyulaşın-caya kadar karştırın. Bal veya limon suyu ile tatlandınn. Dışkıyı katılaştırmak için gün boyu düzenli aralıklarla bundan için.

Normale dönüş: Çok az veya hiçbir şey yemi-yorsanız, kendinizi iyi hissetmeye başlayınca yavaş yavaş normal yiyeceklere dönebilirsiniz. Önce tahriş etmeyen ve dışkının sertleşmesine yardımcı olan pirinç ile başlayın. Her gün bir miktar yoğurt yerseniz bağırsaklardaki mikroorganizmaların dengelerine kavuşmasına yardımcı olursunuz. Ayrıca her gün alacağınız vitamin ve mineral kompleksleri de vücudun besin dengesini bulmasım kolaylaştırır.

Homeopati: 24 saat geçtiği halde ishaliniz dur-mamışsa homeopatik bir ilaç alabilirsiniz.

  • Arsenicum: bulantı ve kusma ile birlikte görülen gıda zehirlenmelerinde.
  • Colocynthis: ishal ile birlikte şiddetli karın ağrısı olursa.

Aromaterapi: Zencefil ve ıtır çiçeği yağı gibi buruk (kurutucu etkisi olan) yağlar ishali kesmekte yararlıdır. Nane ve rumi papatya da bağırsak kasılmasını giderir. Çay ağacı yağı da antiseptik olduğu için ishalin tedavisinde kullanılır.

  • Küvet suyunuza üçer damla ıtır ve zencefil yağı ile birlikte iki damla nane yağı damlatın. Suyun içinde 15-20 dakika uzanın. Bu süre içinde suyun ıhklığını korumasına dikkat edin.
  • Üç damla çay ağacı yağı, ikişer damla nane, ıtır ve sandal ağacı yağlan ve beş çay kaşığı tatlı badem yağı, zeytinyağı veya diğer bir soğuk baskı bitkisel yağla bir karışım hazırlayın. Karışımı ısıtın ve bununla karnınıza masaj yapın. Masajı birkaç saatte bir tekrarlayın.

Yoga: Yerde yatarak gevşemek, bazen strese bağlı ve ishale neden olabilen zihinsel ve fiziksel gerilimi azaltır.

Çocuklarınızla ilgili özel tavsiyeler: Bebekler ve küçük çocuklarda sıvı kaybının yol açtığı su kaybetme riski daha yüksektir. Bebeğiniz veya
küçük çocuğunuz ishal olursa:

  • Zehirli bir şey yiyip yemediğini anlamaya çalışın.
  • Dokunacak bir şey yiyip yemediğini anlamak için çocuğunuzun beslenmesini kontrol edin. Acı baharatlar, biberler, soğan, domates, ravent ve fazla meyve tüketmek ishal yapabilir. Emziriyorsanız siz de bunlardan az tüketin.
  • Bebeğinize istediği kadar emzirme süresi tanıyın ve gece gündüz normalden daha fazla emzi-rin. Sütünüz doğal olarak artacaktır. Ender durumlarda bebeğinize kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su vermeniz gerekebilir. Aynca, bebeğiniz mamaya başlamışsa, daha da sulandırılmış mama veya kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su verin.
  • Sütten kesilmiş olan bebeğe pastörize elma suyu veya yeterli derecede sulandırılmış portakal suyu gibi içecekler verilebilir, içinde pirinç kaynatılmış olan suyu içirmek de uygun olabilir.
  • Çocuğunuzla temas ettikten sonra ve yemek hazırlamadan, yemeğe oturmadan ve servis yapmadan önce ellerinizi çok iyi yıkayın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

Bebekler ve küçük çocuklar

  • Bebeklerde ve küçük çocuklarda hafif ishal 24 saatten fazla, şiddetli ishal ise 12 saatten fazla sürerse.

Acil durumlar

  • Çocuk kusuyor ve içtiği sıvıyı tutamıyorsa veya hiç meme emmiyor ya da yemek yemiyorsa.
  • Çocuk susuz kalmış gibi görünüyorsa, ağzı kuru, gözleri çökük, derisi gevşekse ve bezini normalden çok daha az ıslatıyorsa. Bebeğin su kaybetmesi halinde başındaki bıngıldak içeri doğru çökebilir.
  • Çocuk susmadan ağlıyor veya anormal derecede uykulu ve huzursuz gözüküyorsa.
  • Çocuğun dışkısında kan varsa veya ateş ya da diğer semptomlar belirirse.

Diğer çocuklar ve büyükler

  • Normalde sağlıklı iken, hafif ishaliniz üç günden fazla, şiddetli ishaliniz ise iki günden fazla sürerse.
  • Yaşlı veya zayıf bünyeli iseniz.
  • Sık sık hastalanıyorsanız veya steroid, antibiyotik ya da ishal yapabilecek başka bir ilaç kullanıyorsanız.
  • Evinizde aynı semptomları gösteren başkaları da varsa.
  • Doğum kontrol hapı kullanırken şiddetli bir ishale yakalanırsanız.
  • Dışkıda kırmızı veya siyah renkte kan varsa.

Acil durum

  • Vücudunuzda su kaybetme belirtileri varsa (sersemlik, bulanık görme, deride gevşeklik, idrarın çok az ve koyu renkli olması veya hiç idrar olmaması gibi.)

Burun Ameliyatı Sonrası

Burun Ameliyatı Sonrası

Burun estetiği ameliyatı sonrasındaki ilk gün genelde rahat ve ağrısız geçer.. Burun üzerinde herhangi bir ağrı hissedilmede yapılan ameliyatın etkisi ile baş ağrıları olacaktır.. Doktorunuzun önerdiği basit ağrı kesici ilaçlarla bu durumu geçiştirebilirsiniz. Doktorunuz ameliyatın ardından gelen ilk gün akşamı size burun üzerine ve etrafına soğuk kompres uygulamanızı ve başınızı daima yukarıda tutmanızı isteyecektir.. Uyurkende başınız yüksekte yatacaksınız..

Genel olarak burun estetiği ameliyatlarında çok fazla derecede bir morarma olmuyor. Ama yinede cilt yapısına bağlı olarak morarmalar ve şişmeler oluşabilmektedir. Ameliyatın ardından 2. yada 3. günde morarmalar ve hafif şişmeler oluşabilmektedir. Bu şiş ve morarıklıklar ilk haftanın sonunda son bulur. Daha sonraki burun ve çevresinde olan ufak şişmeler 6 ay kadar bir süre sonra iyileşeceklerdir.

Burun estetiği ameliyatının ardından ilk bir kaç gün burnunuzdan ufak sızıntılar gelebilir. Bu durumları panik yapmadan doktorunuza bildirebilirsiniz. Bu akıntıların gelmesi normal karşılanır. Bunu takiben yine bir kaç hafta kadar burnunuzda tıkanıklıklar olacaktır..

Burun estetiği ameliyatlarından bir hafta kadar sonra yapılacak olan tedavide burun üzerindeki ateller alınacak bunu takiben ikinci haftanın sonunda ise plasterler çıkarılıp, burun tamamen açık bırakılacaktır.

Burun estetiği ameliyatları sonrasında günlük aktivitelerinize ve işinize iki gün içerisinde geri dönebilirsiniz. Fakat burnunuzu korumalı ve ağır çalışmalardan kaçınılmalıdır. Ağır aktivitelerin ve spor faaliyetlerin devam edebilmesi bir kaç hafta sonra olacaktır. Cerrahınızın son tedavisinden sonra hastaya ne zaman normal hayatınıza ve spor hayatınıza dönebileceğinizi doktorunuzun izni ile yapabileceksiniz. Makyaj uygulamalarınızı ilk günlerden sonra yapabilirsiniz.

Gözlük kullanımlarınıza iki ay kadar ara vermenizde yarar vardır. Doktorunuz sizin gözlük kullanımınızı iki ay kadar yasaklayacaktır.

Burun estetiği ameliyatı sonrasındaki ilk günlerde yüzünüzde var olan morluklar ve şişliklerden dolayı kendinizi kötü hissetmeniz ve güzellik anlayışından iraz uzak olmanız normaldir. Bu durum sizin canınızı sıkmış olacakfakat bu durumun geçici bir durum olduğunu bilmeniz sizin içinizi rahatlatacaktır. günler geçtikçe burnunuzun yeni görünümü ortaya çıkacak ve sizin morelinizde yerine gelecektir.

Burun estetiği ameliyatları deneyimli estetik cerrahlar tarafından uygulandığında oldukça güzel ve estetik sonuçlar alınacaktır.

Hemoroid Nedenleri

Hemoroid Nedenleri

Hemoroid nedenleri olarak birçok şey söylemek mümkün fakat fazla uzatmadan birkaç madde halinde yazmaya çalışacağım . Bunlardan herhangi birisini daha önce yaşamış iseniz hemoroid tedavisi görmeniz gerekebilir . Bunun için bize yazabilirsiniz veya yakınınızda bulunan bir cerrah ile iletişime geçebilirsiniz . Çünkü bunlardan herhangi birini yaşamak hemoroid belirtisi anlamına gelmez . Dolayısı ile hemen korkmaya veya telaşlanmaya hiç gerek yok . Şimdi akılda kalacak birkaç madde paylaşaymak istiyorum :

• Devamlı tekrarlayan kabızlık veya ishal

• Dışkılama süresince zorlanmak ve ıkınmak

• Uzun süre tuvalette kalma

• Şişmanlık

• Gebelik

• Anal seks

Hemoroid Belirtileri

Hemoroid belirtileri gerçekten ciddi bir süreçtir . Siz ne olduğunu bile anlamadan hemoroid hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.Bunun verdiği heyacanı gerçekten çok iyi biliyorum . Az sonra birkaç hemoroid belirtileri yazacağım sizlere . Bunlardan birini yaşamış iseniz hemoroid tedavisi görmeniz yararlı olabilir diye düşünüyorum . Tabi kaşınıyor diyede oturma banyosu yapmaya gerek yok . Çünkü hastalığınızın tanısını kendiniz koyamazsınız . Daha önce yaşamış ve hemoroid belirtileri nedir biliyorsanız tabiî ki tedavi sürecine geçmeniz gerekir .

• Anüs kenarında hissedilen şişlik, hassasiyet ve bazen ağrı

• Anal bölgede rahatsızlık hissi (irritasyon) ve kaşıntı

• Dışkılama sırasında veya sonrasında farkedilen ağrısız kanama

İç hemoroidler aslında fazla bir rahatsızlığa yol açmazlar. Fakat ıkınma sırasında hemoroidlerin hassas yüzey tabakası kanayabilir. Bazen aşırı ıkınmayla iç hemoroidler de anal girimden dışarı sarkarak makatta kaşıntı ve irritasyona sebep olabilirler.

Dış hemoroidler anal bölge çevresindeki derinin altındaki şişliklerdir. Kaşıntı ve kanamaya sebep olup ciddi sancılar oluşturabilirler.Bunun için hemoroid tedavisi görmeniz gerekebilir .

Fastbraces Diş Teli Tedavi Tekniği

Fastbraces Tedavi Tekniği ile kısa sürede diş teli tedavisi:
Kısa süren diş teli tedavisi Fastbraces, dişlerinde çapraşıklık olan ve uzun süreceği endişesiyle diş teli tedavisi yaptırmayan hastalar için uygun olan bir tedavi tekniğidir.Yenilikçi tasarımı, kısa tedavi süresi ve kalıcı sonuçları ile ülkemizde de giderek popüler hale gelmeye başlamıştır.

Fastbraces Diş Teli Tedavi Tekniği nedir?
Fastbraces hızlı diş teli tekniği, doğru konumda bulunmayan, önde, geride,uzun, kısa veya dönük durumda bulunan dişlerin tedavisinde kullanılır. Özel tasarım braketleri ve nikel titanyum alaşımlı ve oldukça esnek olan diş teli sayesinde dişin kron adı verilen ağızda görünen kısmını ve kök kısmını aynı anda hareket ettirmeye başlaması sayesinde dişlerin düzelip normal konumlarına gelme hızını oldukça artırır. Geleneksel diş teli tekniklerinde belli aralıklarda diş tellerinin sürekli değiştirilmesi gerekmektedir. Fastbraces tekniğinde isetedavinin başlangıcından bitimine kadar tek bir ark teli kullanılır. Bu teknikte, diş tellerinin görünmesini ve dışarıdan bakıldığında belli olmasını istemeyen hastalar için dişle aynı renk braket ve tel kullanma imkanı vardır. Bu sayede, ortodontik tedavi sırasında bile estetik sağlanarak diş tellerinin dışarıdan belli olma kaygısı olmadan tedavi yürütülür.

Fastbraces Tekniği ile tedavi ne kadar sürer?
Fastbraces tekniğinin en büyük avantajı,ortodontik tedavi olarak adlandırılan diş telleri ile tedavi süresini 1,5 – 3 yıldan 5 – 12 aya indirmesidir. Bu, ortodontik tedavi süresi için oldukça ciddi bir kısalma anlamına gelmektedir.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği, dişin kök ve kron kısmını aynı anda düzeltmeye başlar:
Diş telleriyle klasik tedavi yöntemlerinde, dişlerin düzelme sürelerinin daha fazla olmasının nedeni klasiktekniklerin ilk yıl içinde sadece dişlerin ağızda görünen kron kısımlarını düzeltmesi, takip eden 2. yılda ise dişlerin çene kemiklerinin içinde yer alan kök kısımlarınıdüzeltmeye başlamasından kaynaklanır.Fastbraces tekniğinde tedavi başladığı anda, dişlerin hem kronları hem de kökleri hemen ve aynı anda düzelmeye başlar. Bu sayede dişlerin hareket ederek ağızda doğru konumlarını alma süreci oldukça hızlanarak, yarı yarıya kısalır.

FastbracesHızlı Diş Teli Tekniği herkese uygulanabilir mi?
Fastbraces hızlı diş teli tekniği, tüm daimi dişlerin sürdüğü 11 – 13 yaşlarından sonra herkes için uygundur. Yetişkinler, gençler ve çocuklar ve ileri yaşlarda dauygulanabilir. Ağız hijyeni iyi olduğunda, diş ve dişeti hastalıkları, çene ameliyatını gerektirecek çene konum bozuklukları, gömülü dişler bulunmadığında rahatlıkla herkese uygulanabilir.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği ile tedaviyi nasıl yaptırabilirim?
Hızlı diş teli tekniği Fastbraces, oldukça hızlı ve güvenilir bir ortodontik tedavi tekniğidir. Bu teknik sayesinde, çok uzun yıllar boyunca diş tellerini kullanmak zorunda olmadan sadece aylarla ifade edilebilen süreler içinde diş konum bozuklukları tedavi edilebilir. Bu kısa süre içinde de, diş telleri olduğu belli olmadanestetik görünüm korunabilir.Hem tedavi süresi kısa olduğundan hem de klasik sistemlerde olduğu gibi diş tellerini değiştirme gibi bir uygulama gerekmediğinden,randevu sayısı da oldukça azalır. Teknik, özellikle trafik ve ulaşım sorununun bulunduğu, yoğun tempolu iş yaşamı olan büyük şehirlerdevakti kısıtlı olan yetişkinler için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Siz de Fastbraces tekniği ile zahmetsiz, hızlı ve güvenilir bir şekilde dişlerinizdeki çapraşıklıktan kurtulabilmek için bir ortodonti uzmanına başvurabilirsiniz.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği ile ortodonti tedavisi ücreti nedir?
Fastbraces hızlı diş teli tekniğinin maliyeti bazı durumlar için klasik diş telleriyle tedavi maliyetine çok yakın olmakla birlikte, bazı durumlarda bir miktar daha fazladır. Tedavi süresi ve maliyet düşünüldüğünde ise, Fastbraces hızlı diş telleri oldukça avantajlı hale gelebilmektedir. Uzun sürecek bir ortodontik tedavideki randevu sayısı ve buna bağlı işten izin alma durumu ve randevuya gidip gelme süreleri düşünülürse, Fastbraces tekniği oldukça önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Konu hakkında ortodonti uzmanınızdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Diş İmplantları Nasıl Yerleştirilir?

Diş İmplantları Nasıl Yerleştirilir?

Çoğu diş implantı ameliyatı genelde diş hekiminin muayenehaneninde veya nadirden de olsa bir sağlık kurumu ortamında gerçekleştirilir. Genelde ayakta hasta mantığı ile işleyen yöntemin uygulanmasında lokal anestezi tercih edilirken, değişik diş hekimleri farklı türden ağız yapısı için yatıştırıcılar da tercih edebilmektedirler. Ayrıca implant operasyonu esnasında ayrı bir prosedür olan kemik büyütme gibi ek cerrahi operasyonların uygulanması da söz konusudur.

Diş implantlarının en yaygın uygulamasında “mertebeli operasyon” tercih edilir. İlk adımda kişinin kendi diş kökü çıkarılarak, yerine implant diş eti içerisine yerleştirilir. Bu işlem implantı iyileşme sürecinde diş tesirlerden savunur. İyileşme sürecinin bitmesinin hemen peşinden, implant kökünün görünür hale getirilebilmesi için, implantın üstünü kapatan diş etinin bir bölümü alınır.

İkinci mertebede, implantın diş eti ve çene kemiği ile başarılı şekilde etkileşime geçip geçmediği kontrol edilir ve implantın diğer bölümü olan üst bölümü diş etine girecek şekilde yerleştirir. İkinci mertebede yerleştirilen bu üst bölüme “destek” isimi verilmektedir. Destek parçaları pek çok türde olabilmektedirler. Bu parçalar seri imalat olabileceği gibi, laboratuvarda diş hekiminiz tarafından da üretilebilirler. Destek çevrenindeki diş eti bir süre sonra iyileşirken, destek parçası, diş hekimine protez dişi yerleştirmesi ve implanta son düzeltmeleri yapması açısından bir kelepçe görevi görür.

Konu üzerinde yapılan çalışmalar, implantla beraber eş vakitli olarak bir desteğin yerleştirilmesinin de olası olduğunu göstermektedir. Bu metot her ne kadar bir takım sınırlamalar getirse de, ikinci bir operasyon ihtiyacını ortadan kaldırdığı için daha fazla seçenek edilmektedir. Bununla beraber, implantın kemikle kaynaşması için belirli bir iyileşme sürecinin geçmesi de gerekmektedir.

Bu süreç süresince tesirli kemik kaynaması ve başarılı bir iyileşmenin sağlanması için, implantın destek bölümlerinin de çiğneme gibi kuvvetli tesirlerden savunması gerekir. İmplantlar iyileşmek için yeterli vakiti bulduklarında ve başarılı şekilde kaynaşıp kaynaşmadıkları açısından teste tabi tutulduklarında, son evreye geçilmesi söz konusudur. Bu son adımda takma diş implanta yerleştirilerek operasyon bitirmiş olur.

Diş İmplantlarında Muvaffakiyet Oranı

Uzun yıllardır yapılan ilmi ve muayenehane araştırmalara karşın, diş implantlarında %100’lük bir muvaffakiyet oranına daha erişilememiştir. Bununla beraber, son senelerde diş implantı operasyonu ve diş uzmanlığı dallarının gelişmesi ile diş implantında başarının %90’ın üstüne çıktığını söyleyebiliriz.

İmplantların İyileşmesi Ne Kadar Sürer?

İmplantlarda iyileşme süreci kişinin çene kemiğinin kalitesine bağlıdır ve bir takım vaziyetlerde implant uygulamasına ek başka metotların uygulanması da olası olabilmektedir. Genel olarak, diş implantında kemiğin iyileşmesi için iki ila dört ay gibi müddetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Kemiğin titanyuma kaynamasına ait yapılan çalışmalar neticesi bir takım üreticiler iyileşme müddetlerini ürünleri ile kısalttıklarını öne sürmektedirler.

İmplant Bakımında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ağız Hijyeni

İmplantlarınızın düzenli olarak bakımını yapmanız işlevini sürdürmesi ve ağız sıhhatinizi savunmanız açısından önemlidir. İmplantlar doğal dişlerimiz gibi çürümeye maruz kalmasalar da, diş eti kemiğinde irinlere sebep olabildikleri gibi, düzenli bakımları yapılmazsa enfeksiyona ve kemik kaybına da sebep olabilirler. İmplant sonrası süreçte diş hekiminiz düzenli kontrollerinizi yaparak, implant çevreninde negatif tesirlerin oluşmamasını sağlayacaktır. İmpantların düzenli fırçalanması ve bakımlarının yapılması bu nedenlerle büyük önem taşıyor. Diş hekiminiz diş bakımınızda kullanmak üzere diğer yararlı ürünleri ve ekipmanları da sizlere önerecektir.

Düzenli Kontrol

Yeni dişiniz çevrenindeki diş etiği kemiğinin ve kemiklerin sıhhatli olup olmadığının kontrolü düzenli olarak diş hekiminiz tarafından kontrol edilir. Bu işlem ek olarak düzenli X-ışını görüntülerinin alınması ile sağlanır. X-Işın görüntüsüyle implantınız çevrenindeki kemiğin vaziyeti kontrol edilir.

Bebeklerde Reflü Belirtileri Anneler Dikkat

Bebeklerde Reflü Belirtileri Anneler Dikkat

Annelerin kendi sağlıklarından dahi daha çok önem verecek kadar sevdikleri bebekleri, hayatlarının merkezini oluşturmaktadır. Bu nedenle bebeklerde görülen şikâyetlerde anneler, oldukça büyük endişe içerisine düşerek sorunun biran önce çözülmesini ister. Bebeklerde görülen en yaygın hastalıklardan biri olan reflü de, annelerin oldukça büyük korku yaşadığı sorunlardandır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her gün yüzlerce anne bebeklerde reflü nasıl anlaşılır, reflü belirtileri nelerdir, bebeklerde reflü nedir ya da bebeklerde reflü nedenleri şeklinde binlerce konu hakkında internet ortamında arama yapmaktadır. Bebeklerde reflü nasıl anlaşılır şeklinde sorunların çoğunluğu annelerin bebeklerine fazla özen gösterdiği için karıştırılan bir durumdur. Çocuklarda reflü şikayetlerinin en büyük belirtisi kusmadır ve bu durum annelerin reflüyü karıştırmasına neden olmaktadır.
Bebeklerde reflü hastalığı tanısı yapılması için öncelikle bebeğin, şiddetli kusması, gün içerisinde sürekli kusması, gece uykusunda düzensizlik ve kusmadan sonra huzursuzluk gibi semptomlar gözlemlenmesi gerekir. Bebeklerin sindirim sistemleri daha gelişme aşamasında olduğundan, her bebeğin günde 3-4 defa kusması oldukça normaldir. Bu kusmalar esnasında yemek borusunda meydana gelen zararı genellikle hekimler, reflü hastalığı olarak adlandırmaz. Bebeklerde reflü tedavisi gerekecek kadar şiddetli kusmalarda bebek midesinin tamamını dışarı çıkarttıktan sonra dahi kusmaya devam etmeye çalışmaktadır. Bebeklerde reflü testi uygulanması ile hastalığın boyutu daha rahat anlaşılabilinir.
Bebeklerde reflü nedenleri tamamen vücudun doğal gelişim sürecinden kaynaklanabilmektedir. Bebeklerde reflü uzun süre sırt üstü yatan çocuklarda daha sık görülür şeklinde bilimsel bir açıklamada bulunmak da mümkün değildir. Kuşkusuz küçük bir bebeğin günün büyük bölümünü ayakta geçirmesi beklenemez.
Bebeklerde reflü tedavisi geciktirilmeden gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde tüm yediklerini kusan bebeğin gelişimi adeta durma noktasına gelir. Fiziksel ve zihinsel gelişimin son derece hızlı bir şekilde tamamlandığı bebeklerde, besinlerden ihtiyacı olan maddeleri alamayan çocuklarda büyük sorunlar görülebilmektedir.
Bu nedenle bebeklerde reflü nedenleri konusunda annelerin bilinçli olması ve reflüden şüphelendiği anda uzman bir hekime başvurması son derece önemlidir. Erken aşamalarda başlanan bebeklerde reflü tedavisi kısa süre içerisinde sonuç vererek, bebeğin sağlığının eski haline dönmesine neden olmaktadır.

Basur Kanaması Nasıl Durdurulur

Basur Kanaması Nasıl Durdurulur

Makattan gelen kanamalarda en sık rastlanan basur kanamalarıdır. Makat bölgesindeki damarların genişlemesi sonucu olan kanamalardır. Dışkı üzerinde parlak kırmızı kan ve ağrı basur belirtileri arasındadır. Öncelikle makatta kanaması olan hastaların eczaneye ya da yakınlarına sormak yerine doktora başvurmaları gerekir. Kesin tanı sonucunda verilen ilaçlarla hem ağrılarınızdan hem de kanamadan kurtulabilirsiniz.
Basur kanamalarını durdurmak için bitkisel tedavi yöntemleri önerebiliriz. Ardıç yağını pamuk yardımı ile basur memelerinin üzerine sürerek rahatlama sağlayabilirsiniz. Eşit miktarlarda günlük, sarısabır, narçiçeği ve iki kardeşkanı toz halinde karıştırılarak gazlı bez yardımı ile basur üzerine koyulabilir.
On beş gr salatalık çekirdeği ezilerek içilir ise kanamayı hemen durduracaktır. Basur hastalığı ve ağrılı kanamalar için çok faydalı olan patlıcan kürünü yapabilirsiniz. Günde üç öğün yemeklerden 15 dakika önce yani aç karnına bir yemek kaşığı dereotu yiyerek üzerine biraz su içilir, bu kürü bir ay aralıksız yaparsanız basur hastalığına çok iyi geldiğini göreceksiniz. Basur kanamalarının miktarı genellikle azdır.
Başka hastalıkların kanama şekli daha farklıdır. Basur kanaması parlak kırmızı taze kan şeklindeyken, diğer hastalıklarda kan daha belirgindir. Ayrıca kan dışkıya karışmış olabilir. Basur her zaman ağrı yapmadığı için anlamanız kolay olmaz, ancak kanama olursa bunu fark edebilirsiniz. İleri safhada olan basurlar ise ağrı ile de kendini belli ederler.
Katı yiyecekler kabızlığa neden olup kanamayı artırdığı gibi ishal olmakta kanamayı artırabilir. Beslenmenize dikkat ederek dışkılamanın normal olmasını sağlamalısınız. Böylece hem ağrılarınızdan hem de kanamadan kurtulabilirsiniz. Basuru tetikleyen besinlerden uzak durarak, yürüyüş ve spor yaparak bu hastalığı yenmeniz mümkün. Basurum geçti diye düşünerek tedbiri elden bırakırsanız basurun tekrarlamasına sebep olursunuz.
Basur hastalarının sürekli aynı düzeyde beslenmesi gerekir. Kısacası bazı hastalıklar gibi sizde basurla yaşamayı öğreneceksiniz, ya da basur olmamak için yediklerinize ve hareketlerinize dikkat edeceksiniz. Daha çok posalı yiyecekler tüketerek, bol sıvı gıdalar alarak basuru ortadan kaldırabilirsiniz. Bunlarla birlikte basura iyi gelen bitki kürleri ve çaylarını da tüketmeniz basurdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Cilt Çatlağı Nedir?

Cilt Çatlağı Nedir?

Genellikle hızlı kilo alma veya kaybetme evrelerinde ortaya çıkan cilt çatlakları insanların ortak problemlerinden birisi durumundadır. Erkeklerde yalnızca fazla kilolu kişilerde görülen bu rahatsızlıklar kadınlarda ise her gebelikte farklı boyutlarda olmak kaydı ile ortaya çıkmaktadır. Genel sebebi hormonsal değişikliklere bağlı olan cilt çatlağı çeşitleri hızlı kilo alıp verme sırasında oluşan farklılaşmalar ile meydana gelmektedir.
Oluştukları vücut bölgesinde dış görünüşü bozma dışında herhangi bir zararı olmayan bu çatlaklar nadiren de olsa açık yaralara dönüşebilmektedirler. Fakat bu dönüşüm ancak kişinin o bölgeye baskı veya yoğun kaşıma uygulaması ile mümkün olmaktadır. Çatlama sırasında derinin malum bölgesi oldukça ince ve kırılgan bir yapıda olup bir miktar kaşınma yapacağından kişinin yoğun baskısı sonucunda olumsuz durumlara sebebiyet verebilmektedir.
Birçok tedavi yöntemi olsa da çoğu vücuda zararlı yöntemler olduğundan kullanılması tavsiye edilmemektedir. Ancak bazı krem ve losyonlar bölgeye uygulandığında geniş vadede çatlaklarda daralma ve renk normalleşmesi sağlayabilmektedirler. Gebeliklerde oluşan bozulmalarda da kullanılan bu kremler uzman dermatologlar kontrolünde kullanılmalıdırlar.
Radyofrekans dalgaları, pulse dye lazer tedavisi, intensive pulse light tedavisi, kimyasal peeling gibi pek çok yöntem ile iyileştirilmeye çalışılan cilt çatlaklarının oluştuktan sonra tedavisi yerine ortaya çıkmamaları için dikkat etmek daha faydalı olacaktır. Doğru bir beslenme düzeni ve ani ağırlık değişimleri meydana gelmediği takdirde bu kesik ve çatlaklar oluşmayacaktır.
Cilt Çatlakları Neye Benzer?Cilt çatlakları hem kadınlarda hem de erkeklerde görülmesine rağmen özellikle kadınların kâbusudur. Çok sık kilo alıp verenlerin, ağır spor yapanların, kadınların hamilelik dönemlerinde karşılaştıkları cilt çatlakları elastin denilen protein yapısının bozulmasıyla meydana gelmektedir. Elastin derimizin %4 ünü oluşturan bir çeşit proteinidir. Bu protein yapısı sayesinde cildimiz esner ve esnedikten sonra eski haline döner. Ancak elastin yapısı bozulursa cilt esnediğinde eski haline dönemez. Bunun sonucunda yaraya benzer cilt çatlakları meydana gelir. Ciltte oluşan çatlaklar yatay ya da dikey olabilir.
Cilt çatlakları ilk oluştuğunda pembe, kırmızı ya da mor bir renge sahip olabilir. Ancak daha sonraları beyaz bir renk alır. Hamilelik dönemlerinde hormonlar değiştiği için çatlaklar artar. Hamilelikteki çatlaklar özellikle karın, göğüs ve baldır bilgesinde oluşur. Hormonların değişmesinin yanında vücudun aşırı gerilmesinin de çatlakların oluşumunda etkisi vardır. Sık kilo alıp verme de vücutta cilt çatlaklarını meydana getirir.
Cilt çatlakları görünüş olarak yaraya benzerler. Sağlıklı bir vücut zamanla yaraları onarır. Ancak cilt çatlakları kendiliğinden onarılamaz. Elastin lifleri kaybedilen bölgede bir daha oluşmadığı için cilt çatlaklarının oluştuğu bölgeyi tedavi etmek mümkün değildir. Ancak bol su içerek, A, C, E vitaminleri alarak, hafif sporlar yapıp vücudu esnemeye alıştırarak ve oluşumundan önce kullanılmak üzere üretilen kremleri, yağları, losyonları uygulayarak cilt çatlaklarını önlemek mümkün hale gelebilir.