Üniversite Tercihinizi Yaptınız Mı?

YGS, LYS tarihi yaklaşıyor derken her biri geldi geçti. Sınav sonuçlarının açıklanmasını heyecan ile bekleyen öğrenciler sonunda sınav sonuçlarını da öğrendi ve artık tercih zamanı geldi. Aslına bakarsanız esas maraton şimdi başlıyor. Binlerce öğrenci üniversite tercihi yapacak, tercih sonuçları açıklanacak ve sonrasında üniversite kaydıydı vb. derken bir anda üniversiteler öğrenime başlayacak ve öğrenciler için her şey başlamış olacak.Üniversite tercihi, bölüm tercihi, üniversite tercihi yapmakHala üniversite tercihinizi yapmadıysanız bugünden itibaren başlayarak önümüzdeki haftaya kadar tercihinizi internetten kendiniz yapabileceğiniz gibi okulunuzda veya tercih merkezlerinde de yapabilirsiniz. Üniversitelerin özel koşullarını vb. bilmiyor ve bunları bilerek tercihte bulunmak istiyorsanız mutlaka bir eğitimciden yardım alın. Yapacağınız tercihlerin bir daha geri dönüşü olmadığı için tercihlerinizi yaparken birkaç defa gözden geçirin ve hangi bölümleri, hangi üniversiteleri yazdığınızı mutlaka kontrol edin. Tercihlerinizin doğru olduğundan emin olduktan sonra onaylayabilirsiniz.

Tercih yaparken nelere dikkat edilmeli?

Tercih yaparken öncelikle dikkat edilmesi gereken şey sizin tam olarak gelecekte ne yapmak istediğinizdir. Hangi bölümü seçmeli, hangi mesleğin eğitimini almalısınız, öncelikle bunlarda karar kılmanız gerekli. Yapacağınız her bir tercih sizi farklı bir mesleğe yöneltebilir ve hiç aklınızda olmayan bir mesleğin eğitimi alırken kendini bulabilirsiniz. Binlerce öğrenci her yıl pek detaylı bilgisi olmadığı halde üniversite bölümü yazmakta ve ne yazık ki okulun daha ilk döneminde eğitimlerine son verip tekrar YGS, LYS hazırlığına başlamaktadır. Bu durumun en temel sebebi öğrencilerin tercih yaparken bilgisiz olması, bilinçsiz bir şekilde tercihte bulunmasıdır. Bir bölümü, üniversiteyi, mesleği tercih ederken sadece olumlu yönlerine bakmayın, her bölümün, mesleğin, üniversitenin olumsuz yanları bulunmaktadır. Hem olumlu hem de olumsuz yönlerini ele aldığınız üniversite, bölümleri tercih edin. Örneğin; tıp eğitimi almak son derece prestijlidir, ancak bir o kadar da zordur. Eğitimin verildiği süreç, eğitimin sonrası, TUS, atandıktan sonra hastaların derdi derken doktorlar bayağı bir bunalmaktadır. Bu örnekte olduğu gibi diğer tüm mesleklerde de olumsuz yanlar vardır. Tüm bu yanları ele alın ve bunları hesaba katarak tercihte bulunun.

Annelik Depresyonuyla Baş Etme

Her kadının hayali bir gün kucağına minik bebeğini almaktır. Hamilelik süreci bu isteğin gerçekleşmesi için önemli bir evredir ve oldukça stresli bir dönemdir. Bu dönemi atlatmaya çalışan anne adayları çocuklarını kucaklarına aldıkları gün huzura ererler. Ancak bazı anneler bebeklerini kucaklarına aldıktan sonra yeni bir sürece alışmaya çalıştıkları ve henüz hamileliliği gerilerinde bırakmaya çalıştıkları için ister istemez küçük bir depresyon döneminden geçmektedir. Bazen geçirilmeye çalışılan bu depresyon evresi biraz daha baskın olabilmekte ve annelik depresyonuyla anneler baş etmeye çalışmaktadır.Annelik depresyonu, anne depresyonu, depresyon

Annelik depresyonu nedir?

Annelik depresyonu henüz anne olmuş olan kadınların çocuklarını nasıl büyütecekleri ile ilgili olarak gereğinden fazla düşünceye kendini vermesi ile meydana gelen bir dönemdir. Bu dönemde anneler bebeklerinin en küçük bir sorunlarını büyütmekte ve gereksiz yere aşırı bir strese girmektedirler. Bu aşırı stresin sonucunda bazı anneler çocuklarından dahi soğuyabilmektedir.

Annelik depresyonu ile nasıl baş edilir?

Annelik depresyonun sebebi çocukların dertleridir. Aslına bakılırsa bir bebeğin çıkartabileceği en büyük sorun altını kirletmesi, gaz ya da başka bir sağlık sorunu nedeniyle anne-babasını uykusuz bırakması, bazı nedenlerden dolayı ağlamasıdır. Bu sorunlar aslında abartılamayacak kadar sıradan sorunlardır ama bazı anneler stresin etkisi ile tüm bu minik sorunları büyük bir sorun haline getirmektedir.

Annelik depresyonu ile baş edilebilmesi için öncelikle anneye eşinin destek olması gerekmektedir. Eğer depresyonun sebebi bebeğin bazı sorunları ise bebeğin bu sorunları ortadan kaldırılmalıdır. Durum oldukça ciddi ise anne ile bebeğin gün içinde birkaç saat ayrı kalması sağlanmalıdır. Böylece anne bebeğinin ne kadar değerli bir varlık olduğunu anlayacak ve onun derlerine katlanmayı kabullenip stres ile daha hırslı bir şekilde savaşacaktır. Bebeğin bakımında bir aile büyüğünden (anneanne-babaanne vb. gibi) yardım alınabilir. Yardım alınarak bebek ile ilgilenilirse annenin stresi geride bırakması kolay olacaktır.

Çocuklara Duygusal Açıdan Yaklaşma

Çocuklara duygusal açıdan yaklaşmayı bilmeyen anne-babalar onların gelecekte mutsuz, neşesi eksik, asık suratlı, kavgacı, işten kaçan, sorumluluk almaktan uzak bir birey olmasına sebep olabilmektedir. Çocuklara verilecek en güzel hediyelerden bir tanesi duygusal açıdan onları desteklemek olacaktır. Bir çocuğun duygularının incitilmesi demek onun gelecekte içine kapanık, utangaç, aşırı duygusal ya da tam tersi hırçın, sorumsuz, kimseyi düşünmeyen bir insan olmasına zemin hazırlayacaktır. Anne-babalar sürekli olarak hayırlı evlat yetiştirmeyi anarlar ancak bu uğurda faaliyete geçenlerinin sayısı ne yazık ki oldukça azdır.Çocuklara yaklaşma, çocuklara davranış, duygusal olarak çocuklara yaklaşmaÇocuğunuz küçükken size bir şeyler anlatıyorsa ona değer verin ve sözlerini bir yetişkini dinliyormuş gibi dinleyin. Çünkü çocuktur ne anlatacak da neyi dinleyeceğim dediğiniz oğlunuz-kızınız gelecekte de aynı tavrı göstereceğinizi düşüneceği için size herhangi bir şekilde laf anlatmayacaktır. Bu da aile içi iletişimsizliğe neden olacak ve oturup aile muhabbetleri yapmak yerine sık sık tartışmaya gireceğiniz günler yaşayacaksınız demek olacaktır.

Küçükken azarladığınız, itip kaktığınız, diğer yetişkinlerin yanında veya arkadaşlarının yanında küçük düşürdüğünüz çocuğunuz gelecekte kendine özgüveni olmayan bir birey olacaktır. Kendine güveni olmayan insan başkalarının güven duyması imkansızdır. Çünkü kendine güveni olan insan diğer insanlar ile iyi ilişkiler kurar, kendini sevdirir, onlara ılımlı yaklaşıp kendine saygı duymalarını sağlar. Küçükken kendine güveni olmayan, kendini sevmeyen bir çocuğun gelecekte başkaları tarafından sevilmesi söz konusu dahi değildir.

Duygusal anlamda çocuğunuza yaklaşmanız gerçekten önemlidir. Çocuğunuzu dinleyin, bağırıp-çağırmayın, fikirlerine katılmasanız dahi uygun bir dille katılmadığınızı belirtin, onun duygularını incitmeyin, utandırmayın, konuşuyorsa susturmayın. Tüm bu noktalara dikkat ederek bir evlat yetiştirirseniz emin olun sizi hayatı boyunca sevecektir. Ancak bunları yapmak yerine sadece para, sığınma vb. gibi imkanları sağlayarak onu kanatlarınızın altında tutmaya çalışıyorsanız emin olun kendi parasını kazandığı, kendine ait bir eve taşındığı imkanı bulduğu ilk gün sizi arayıp sormayı da bırakacak ya da çok uzun sürelere yayacaktır.