Meme Küçültme ve Dikleştirme

Meme küçültme ameliyatlarının tek kötü yanı, az veya çok iz kalmasıdır. Ancak sırt ağrıları ve fizik deformasyonlar yaptığında ameliyat kaçınılmazdır. Aşırı sarkmış göğüslerde hem küçültmek hem de dikleştirmek amacıyla uygulanır. Meme küçültme ameliyatları genellikle dikleştirme ameliyatları ile birlikte yapılır. Duruma göre değişik kesi şekilleri uygulanır. Memenin durumuna göre narbe az veya çok olabilir. meme küçültme, meme dikleştirme, meme küçültme ameliyatıYapılacak kesi ve doku çıkartma işlemi vakanın durumuna göre değişir. Meme başı bazen yer değiştirilerek daha yukarıya, küçültülmüş olarak kaydırılır. Meme küçültme ameliyatları sırasında veya bazen de meme büyütme ameliyatlarında memenin süt bezi kısmı çıkarmıyorsa da, genelde pek rağbet görmemiştir. Amaç, potansiyel tümör riski taşıyan dokuyu çıkarıp atarak riski azaltmaktır. Ancak olma olasılığı zaten düşük bir olay için sağlıklı bir dokuyu ortadan kaldırmak fazla radikal bir düşünce. Bu yüzden sağlıklı bir dokuyu yok etmek anlamsızdır. Meme küçültme ameliyatları sonrasında süt vermek pek mümkün değildir. Birinci nedeni, süt bezlerinin ve kanallarının kesilmesi, ikinci nedeni ise kanalların, meme başına yer değiştirtme işlemi sonrasında katlanması veya yapışmasıdır. Ancak buna rağmen küçük işlem gören memelerde süt veri-lebilirse de, teorik olarak verilemeyeceğini düşünmek zorundayız. Meme küçültme ameliyatlarının bir başka komplikasyonu ise dikiş açılması olabilir. Ancak bu, küçük bir lokal uyuşturma ile tekrar bir-iki dikiş atılarak düzeltilebilir. Meme küçültme ameliyatları orta ve orta üzeri yaşlarda yapılıyorsa da bazen çok genç kızlara da yapılmaktadır. Aşırı büyük ve ağır olanlar için başka bir şans kalmamaktadır. Ancak genç kızlarda son ve kaçınılmaz çare olarak düşünülmesi gerekir.

Meme dikleştirme ameliyatları nasıl yapılır?

Meme dikleştirme ameliyatları prensip olarak meme küçültme ameliyatları gibi deri kesileri gerektirir. Ancak meme dokusu duruma göre çıkarılır veya çıkarılmaz. Bu tür ameliyatlar meme dokusunun daha yukarıda, canlı ve dik pozisyonda durmasını sağlar. Genellikle bu tür ameliyatlarda küçük bir iz kalır.

Meme ameliyatlarından sonra ortaya çıkabilecek komplikasyonlar düzeltilebilir mi?

Meme küçültme, dikleştirme ameliyatlarından sonra hoşa gitmeyen veya ortaya çıkan komplikasyonlar rahatlıkla düzeltilebilir. Örneğin dikiş açılması, fazla iz kalması, memedeki düzensizlikler, sağ ve sol arasındaki büyüklük farkı rahatlıkla lokal anestezi ile düzeltilebilir.

Aşırı büyük memeler ağrılara neden olur mu?

Aşırı büyük memeler hem sırt, hem omuz ağrısı yaparlar. Bazen birkaç kiloyu bulan memeler sahip oldukları ağırlığın etkisiyle ağrı kaynağı oluştururlar. Bu nedenle aşırı büyük memelerin küçültülmesi ameliyatının masraflarını sağlık sigortaları bazen karşılamaktadır.

Meme başı içeri dönükse ne yapılmalıdır?

Meme başı bazen iki taraflı,’bazen tek taraflı içeriye doğru dönük olabilir. Bu durumda meme başı düzeltilmelidir. Lokal anestezi ile meme başları düzeltilerek tekrar normal görünümüne kavuşmaları sağlanabilir.

Meme başını tekrar yapmak mümkün mü?

Değişik nedenlerden (ameliyat, kaza, doğuştan) dolayı olmayan meme başlarını tekrar yapmak mümkündür. Tamamen normal meme başı gibi olmasa da büyük oranda benzetmek mümkün. Zaten doğada da o kadar farklılık her zaman için mevcut.

Çok Kullanılan Bitki Çayları Nelerdir?

1- ADA ÇAYI: Adaçayı (salvia officinalis) diş otu meryemiye adları ile de tanılır. 30 – 70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir.

Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayar. Şifalı özelliği en fazla olan adaçayı İzmir bölgesinde yetişen bahçe ada çayıdır.
Adaçayını soğuk günlerde gargara yaparak, ağız antiseptiği ile bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu olarak kullanılabilir. Adaçayı sindirime yardımcı olur.İdrarı söktürür,gaz oluşmasını azaltır.Vücuda enerji verir.Rahatlatır, bağışıklık sistemine güç verir.
Günde iki- üç fincandan fazla içilmemeli iki ayda bir 1-2 hafta beklenip devam edilmelidir.bitki çayları, çok içilen bitki çayları, en sık kullanılan bitki çayları2- ANASON ÇAYI Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir.
Anason; yatıştırıcı,itihap koruyucu, gaz söktürücü bir bitkidir. Bebekler için çok kullanılır. Sindirime yardımcı olur.İdrar yollarına, sinir sistemine iyi gelir.Uykuya geçişi kolaylaştırır. Günde bir- iki bardak anason çayı içilebilir.

3- ASTRAGALUS ÇAYI Asyalı bitki uzmanları yüzyıllardır astragalus bitkisini diyabet, kalp hastalığı , yüksek tansiyon ve birçok hastalıklarda kullandılar. Teksas Üniversitesi araştırmacıları bitkinin extrelerinin bağışıklık sistemleri bozulmuş kanser hastalıklarında normal immün fonksiyonlarına yardımcı olduğunu buldular. Sigara içenlerin, sık sık nezle grip olanların kullanmasında faydaları olduğu bilinir. Günde bir iki bardak çay içilebilir.

4- BAMYA ÇİÇEĞİ (Hibiscus) Bitkinin çiçeklerinden faydalanılır. Karışık çaylarda bol kullanılır.Kırmızı rengi vardır, hoş kokuludur, lezzetlidir.Sağlık açsından koruyucu olan genel bir bitkidir. Yatıştırıcıdır, sindirim sistemini destekler.Tokluk hissi verir, susuzluğu giderir.Yoğun içildiğinde idrarı hızlandırır. Günde iki üç fincan içilebilinir.

5- EKİNEZYA: Bağışıklık sistemlerini destekleyen bitkilerdendir. Soğuk algınlığı ,grip, nezle, cilt yaralanmaları, bronşit ve kronik yorgunluklara faydalıdır. Günde 1-2 bardak içilebilir.

6- ELMA ÇAYI Bitkinin meyvelerinin kabuklarının kurutulmasıyla, elde edilen kısımların demlenerek çayı yapılır. Elma çok tüketilen milli meyvelerimizdendir.
C vitaminleri fruktozu, posası lifi, bol olan bir meyvedir. Çayı düzenli kullanılabilir.Genel bir bitkidir. Sindirime faydası olur.İdrarı hızlandırır. Kolesterolü düşürür, bağışıklık sistemine yardımcı olur. Vücudu yatıştırıcı ,cildi güzelleştirici , yorgunlukları giderici bir detoks çayıdır. Günde bir iki bardak alınabilir.

7- IHLAMUR ÇAYI çay olarak çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Çok tüketilen ve bilinen bir çaydır. Lezzetli bir tadı vardır.Hafiflik, ferahlık, dinlendirici, toksinleri vücuttan atıcı ve terletici özellikleri vardır. Damar sertliğine ve dolaşım sistemini destekleyen bir bitkidir. Soğuk algınlıklarında, öksürüklerde faydalıdır. Günde 3- 4 bardak çay tüketilebilir. Limon ve nane ile güzel bir karışım gerçekleşebilir.

8- ISIRGAN YAPRAĞI ÇAYI Çok bilinen ve çok tüketilen bir çaydır. İdrarı artırıcı, hormon dengeleyici, hücreleri yenileyici ,öksürük giderici , balgam söktürücü romatizma ve eklem hastalıklarını yangınlarını azaltıcıdır. Kansere karşı korucudur. Saç dökülmesini azaltır. Günde 1-2 bardak çay içilebilir.

9- KAKULE MEYVESİ ÇAYI Meyvesi ve tohumları çay olarak kullanılır. Daha çok bitki çaylarına tad ve koku vermesi için kullanılır. Mutfaklarda , lezzet veren bir baharattır. Sindirim sistemine çok faydalıdır. Mideye iyi gelir. Yatıştırıcıdır. vücuda rahatlık verir strese iyi gelir. Soğuk algınlığından kullanılır. Karışık çaylarda kullanılır.Tohumundan günde bir bardak içilebilir.

10- KARAHİNDİBA YAPRAĞI ÇAYI Bitkilerin yaprakları çay olarak kullanılır. İdrarı çıkaran, karaciğeri temizleyen, zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Vitamin ve minarelerce zengindir. Günde 1-2 bardak çay içilebilir. Fazla tüketilmemelidir.

11- KARANFİL Bitki çaylarına karıştırılır.Ayrı bir lezzet verir. Ağız kokusu, diş ağrısı, ağız içi iltihaplanmalarında ağızda gargara yapılabilir. Hazmı kolaylaştırır. Gazı giderir . kansere karşı koruyucu maddeler içerir.

12- KEKİK Yapraklarından çayı demlenir.Hazmı kolaylaştırır mikroorganizmaları öldürür. Sindirime yardımcıdır. Üst solunum yollarının rahatsızlıklarında faydalıdır. Fazla tüketilmemelidir Günde 1-2 bardak içilebilir.

13- KEREVİZ TOHUMU ÇAYI Bitkinin tohumundan faydalanılır. Böbreklerin daha etkin çalışmasını sağlar. Göğüs hastalıklarına faydalıdır.Günde 1-2 bardak çay içilebilinir. Bir aydan fazla tüketilmemeli, hamile olanlar bu çayı içmemelidir.

14- KETEN TOHUMU ÇAYI Bitkilerin tohumlarının ezilerek 15-20 dakika demlenmesiyle oluşan kısım içilir. Günde 1-2 bardak içilebilir.
Keten tohumu sağlık açısından çok faydalıdır. Omega 3 yağ asitlerini bol miktarda içerir. Bol lifi vardır. Şeker hastalığını dengede tutar. Kalp damar hastalık riskini azaltır. Ağrıları giderir, iltihabı azaltır, tok tutar.

15-KUŞBURNU Bitkinin meyvesi kullanılır. Meyvesinde bol miktarda C vitaminleri ile A ve B vitaminleri vardır. Portakaldan 17-30 kat fazla C vitamini içerir. Bağışıklık sitemini genel manada destekler. Üst solunum yolları enfeksiyonlarında iyi bir destekleyicidir. Yorgunluğa iyi gelir. Vücudu zinde tutar. Sindirime yardımcı olur. İdrarın çıkışını hızlandırır. Herhangi bir yan tesiri yoktur. Günde 2-3 bardak içilebilir.

16-MELİSA YAPRAĞI ( OĞUL OTU) ÇAYI Bitkinin yaprakları çay olarak kullanılır.
Sakinleştirici, rahatlatıcı özellikleri vardır. Uykunun gelmesine yardımcı olur. Herhangi bir yan etkisi yoktur.
Bilim adamlarınca tespit edilmiştir. Melisa çayı stres nedeniyle oluşabilecek çarpıntıya, mide yanması ve hazımsızlık problemlerini düzenleyebilir.
Oğul otu çayı zihni ve bedeni rahatlatır. Hoş bir lezzeti vardır. Günde 1-2 bardak içilebilir.

17-MEYAN KÖKÜ Bitkinin kök, dal ve saçaklarından istifade edilir. Glisirizin etkili bir maddedir. Yorgunluklarda faydalıdır. Aç karna içilirse daha faydalıdır. Meyan çayı ; mideye yanma problemine iyi gelir. Soğuk algınlıklarına, kabızlığa faydalıdır. Karaciğeri destekler, yeniler. Kalp hastalığı ve kansere karşı koruyucu antioksidan maddeler içerir. Günde 1-2 bardak içilebilir. Çok içilirse tansiyon yüksekliği meydana getirebilir.

18-NANE Bitkinin yaprakları ve gövdesi kullanılır. Hoş bir kokusu ve tadı vardır. Yemeklerden sonra içildiğinde sindirime yardımcı olur. Gaz oluşumunu engeller. Belleği güçlendirir. Konsantrasyonu (odaklanmayı) arttır. Soğuk algınlıklarında kullanılır. Günde 1-2 bardak çayı limon ile içilebilir.

19-PAPATYA ÇAYI Bitkinin çiçek ve yaprakları kullanılır. Papatya bağırsakların çalışmasını rahatlatır. Kasları rahatlatır. Sinirleri teskin eder. Strese iyi gelir. Kişiyi uykuya hazırlayabilir. Hazmı kolaylaştırır… Yeni çocuğu olan annelerin içmesi tavsiye edilir. Hem anneye hem de bebeğe faydası olur.Kadınların adet günlerinde ağrılarının azaltılması için iyi bir destekleyicidir. Herhangi bir yan etkisi olmamakla beraber günde 4-5 bardak içilebilir.

20- REZENE ÇAYI Tohumlarından çay yapılır. Anasona benzer bir tadı vardır. Sindirim sisteminin tamamen destekleyicisidir. Safra kesesi tembelliğine, hazımsızlığa, mide-bağırsak gazlarına iyi gelir. Çay, düzenli kullanıldığında cilt kırışıklıklarının azalmasına, bronşite ve cinsel arzunun güçlenmesine yardımcı olur. Günde 2-3 bardak içilebilir.

21-SİNAMEKİ ÇAYI Bitkinin yapraklarından çay yapılır. Kabızlık problemi çekenlerin kısa süreli kullanacakları bir destekleyicidir. Uzun süre kullanılması tavsiye edilmez. İdrar söktürür, kaşıntı ve lezyonlarda faydalıdır. Günde 1-2 bardak içilebilir.

22-TARÇIN ÇAYI Kabuklarından baharat ve çay olarak faydalanılır. Çok eski yıllardan beri bilinen bir bitkidir.
Serinletici özelliği olan hoş bir tadı vardır. Birçok karışık çaylarda ortak kullanılır.
Soğuk algınlıklarında, kan dolaşımının düzenlenmesinde, ağız kokusunun giderilmesinde, bulantı ve ishalde faydaları vardır. Kan şekerinin dengelenmesinde ve yüksek kan şekerinin azaltılmasında fayda sağlar. Günde 2-3 bardak içilebilir. Belirli aralıklarla içilmelidir.

23-ZENCEFİL ÇAYI:Bitkinin kökleri çay olarak kullanılır. Çinlilerin en çok kullandığı baharat ve çaydır. Sıcak zencefil çayı içildiğinde soğuk algınlıklarına, bronşite faydalı olup, vücudu terletici özelliği vardır. Dolaşımı rahatlatır, kan akışını hızlandırır. Mideyi rahatlatır, bulantıyı kısmen de olsa önler. Bazı romatizmal ağrılarda faydalıdır. Bağışıklık sistemini destekler. Antioksidan özellikleri vardır. Aspirin kullananların dikkatle alması tavsiye edilir. Fazla içilmemelidir. Günde 1-2 bardak çaydan fazla içilmemelidir.

24- BİBERİYE ÇAYI Bitkinin iğsi yaprakları çay olarak kullanılır. Antioksidan bir çaydır. Hoş kokusu ve tadı vardır. Belleği geliştirici olarak bilinir. Baharat olarak soslarda, et yemeklerinde kullanılır. Serbest radikallere karşı iyi gelen bir çaydır. Günde 1-2 bardak biberiye çayı içilebilir.

Diğer yazılarımıza buradan erişebilirsiniz: http://www.haboyle.com/

Meme Rekonstrüksiyonu

Meme, kadın kimliğini tanımlayan ve tamamlayan önemli oluşumlardan biridir. Kanser nedeniyle amputasyon yapılmış ve tedaviden istenilen sonuç alınmış hastaların %50’sinden fazlasında uzuv kaybı nedeniyle ciddi tedavi gerektiren psikolojik rahatsızlıklar görülür. Genel cerrahlar bu psikolojik rahatsızlıkların ancak %5’ını farkedebilirler.Gerek kanser tedavisi sonrası, gerekse yanıklara bağlı görülen kusur meme güzelleştirme, meme plastik cerrahisive kayıplar plastik cerrahi yöntemleriyle kabul edilir ölçüde düzeltilebilir veya yeniden yapılabilir. Şunu unutmamak gerekir ki, yeniden yapılan bir meme hiçbir zaman orjinal memenin aynısı olamaz.Meme bölgesindeki dokuların özellikleri, radyoterapi görüp görmediği, hastanın beklentileri, sistemik vasküler hastalıkların olup olmadığı, sigara alışkanlığı dikkate alınarak onarım seçeneklerinden uygun olanı ile yeniden meme yapılır. Meme onarımı ya da rekonstrüksiyonu için bölgesel yumuşak dokular yeterli ise protez kullanarak, yumuşak doku yeterli değilse ekspander sonrası protez kullanarak ya da kas-deri Hepleri ile onarım yapılır. En sık kullanılan kas-deri flepleri m.rectus abdominis kas-deri flebi ve m.latissimus dorsi kas-deri flebidir. Bunların estetik dışında m.gluteus maksimus, tensor fasial lata gibi kasları da kullanarak meme yapmak mümkündür. Kas-deri Heplerinin meme bölgesine taşınması ve şekillendirilmesi, pediküllü flepler ya da serbest flepler şeklinde olabilir. Meme rekonstrüksiyonundan amaç hastaya psikolojik ve sosyal açıdan destek sağlamaktır. Meme onarımı; hasta isterse yapılır. Mastektomi geçiren hasta, radyoterapi görmüş ya da radyoterapi görecekse fleple onarımı tercih etmek, zorunludur. Meme onarımı, mastektomi sırasında veya daha sonra, hasta ne zaman istiyorsa yapılabilir. Zaman seçimi cerrahi ekibin tedavi planına ve hastanın isteğine göre saptanır. Meme onarımı için 2 yıl beklemeye gerek yoktur.

Bebeklerde Kabızlık Tedavisi

Bebeğinizin rahat uyku uyuyabilmesi ve düzenli beslenebilmesi için kabızlığın tedavisi gerekmektedir. Tedavi için doktorunuz size ilaçlar verecektir. İlerleyen bir kabızlık söz konusu ise bebeğinize lavman yapılması gerekebilir.bebek kabızlığı, bebeklerde görülen kabızlık, bebeklerin kabız olmasıDoktorun vereceği ilaçlar genel olarak bebeğinizin dışkısını sulandırma etkisi göstermektedir. Bebeğiniz dışkısını yaparken yine doktorun vereceği krem sürülebilir bu krem bebeğinizin dışkısını yaparken acı hissetme oranını düşürecektir. Verilen şuruplar ise bebeğinizin dışkısının yumuşamasını sağlayacak ve rahat bir dışkı yapmasını sağlayacaktır.

Eğer bebeğiniz anne sütü ile besleniyorsa ona küçük hareketlerle egzersizler yaptırabilirsiniz. Örneğin bebeğinizi sırt üstü yatar vaziyette iken bisiklet pedalı çevirir gibi hareketler bebeğinizin rahatlamasını sağlayacaktır. Bebeğiniz sık sık kabızlığa yakalanıyor ve dışkıda kana rastladıysanız mutlaka doktora göstermelisiniz. Kabızlığı ilk fark ettiğinizde tedavi ettirmeniz uygun olacaktır aksi halde tedavisi gerçekleşmeyen kabızlık bebeğinizde alışkanlık haline gelebilir.