Kategori arşivi: Sağlık-Bakım

Meme Küçültme Estetiği Nedir, Nasıl Yapılır?

Meme estetiği, memenin estetik ve sağlıklı bir hale getirilmesi amaçlı olarak yapılan operasyonlardır. Meme küçültme ameliyatı da bu tarz operasyonlardan bir tanesidir. Bu operasyonda amaç hastanın normal boyutlarda bir meme görünümüne sahip olmasıdır. Kadınlarda rastlanan büyük meme problemi bazen genetik olarak bazen de aşırı kiloya bağlı olarak görülebilmektedir. Nişantaşı meme estetiği sayesinde tüm bu problemler ortadan kaldırılacak ve göğüslerin küçültülmesi ile yaşanan sırt ağrısı problemleri en aza indirgenecektir.meme küçültme, meme küçültme operasyonu yapımı, meme küçültme ameliyatı

Meme küçültme estetiği nasıl yapılır?

 Meme küçültme estetiğinde amaç fazla olan meme dokusunu çıkartmak ve göğüsteki sarkmaları toparlayarak ideal göğüs biçimini ortaya çıkarmaktır. Bu operasyon birçok farklı şekilde yapılabilmektedir. Bazı küçültmeler yalnızca meme ucundan yapılırken bazıları ters t şeklinde yapılacaktır. Nasıl bir yöntem izleneceği hastanın göğü büyüklüğüne bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Şişli meme estetiği sonrası dönemde çok fazla aktivite yapılması doğru olmayacaktır. İyileşme hemen tamamlanabilecek bir şey olmadığında ortalama 4 hafta boyunca devam edecektir. Bu süreçte kollar çok fazla kaldırılmamalı ve meme bölgesini zorlayacak aktivitelerden uzak durulmalıdır. İlk günler pansumanların ve verilen ilaçların ihmal edilmemesi iyileşme sürecinin çok daha kolay ve ağrısız bir şekilde tamamlanmasına yardımcı olacaktır.

 Meme küçültme estetiği kimler için uygundur?

 Nişantaşı meme estetiği memelerinin büyüklüğünden şikayetçi olan her kadın için uygundur. Büyük meme problemi kişiyi birçok anlamda kısıtlamaktadır. Bu probleme sahip olan kadınların özgürce koşması ve spor yapması mümkün olmamaktadır. Bunun yanı sıra istenilen kıyafetlerin giyilmesine bile engel olan büyük meme problemi, meme küçültme estetiği ile tamamen giderilecektir. Bu tarz problemlere sahip olan kadınlar kesinlikle beklememeli ve en kısa sürede muayene olmalıdır. Bu sayede kısa sürede aşırı büyük olan meme probleminden kurtulmak mümkündür.

 Operasyon sonrası göğüsler ne kadar küçülür?

Şişli meme estetiği sonrası göğüslerin ne kadar küçüleceği hastanın sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Bu noktada operasyonu uygulayacak olan uzman doktor ile konuşulmalı ve ne kadar küçülme olacağı öğrenilmelidir. Küçülme oranı kişiden kişiye değişse de meme bölgesinde büyük oranda farklılık olacağı ve kişinin yaşadığı tüm meme problemlerinde kurtulacağı bilinen bir gerçektir.

Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Yapılır?

Bazen kazayla, bazen ise gençlik heyecanları sonucunda kızlık zarı zarar görebilir. Ülkemizde genç kızların namuslu olduğunun teminatı olarak görülen ve çoğu kez acı olayları da beraberinde getiren kızlık zarı inanışı, özellikle bu gibi bir durum yaşayan genç kızlar için endişe verici olayları doğurabilir. Bu yüzden kızlık zarı dikimi ile bu sorunların üstesinden gelmek mümkün olabilmektedir.kızlık zarı dikimi, kızlık zarı nasıl dikilir, kızlık zarı diktirme

Kızlık zarı dikimi için iki yol uygulanmaktadır. Birinci yol geçici kızlık zarı tamiridir ki, bu ameliyat genç kız evlenmeden 3-5 gün önce yaptırılması gerekir. Eğer operasyondan sonraki süre 1 haftayı geçerse, uygulamanın özelliği kaybolur ve operasyon bir işe yaramaz. Bu yöntem diğer kızlık zarı dikim operasyonundan daha basittir ve hasta operasyon sonrasında günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon öncesinde lokal anestezi uygulanır ve yırtılan zar dikiş ile toplanır. Bu operasyon toplam olarak 25-30 dakika arsında bir zamanda gerçekleşmektedir. Ancak başta da değdiğimiz gibi bu operasyonun cinsel ilişkiye girmeden çok kısa bir süre öncesi yapılması gerekir.

Diğer kızlık zarı dikimi yöntemi ise kalıcı bir yöntemdir ve diğerine göre çok daha güvenlidir. Kalıcı kızlık zarı dikimi operasyonunda, hasta yine lokal anestezi ile rahatlatılır. Sonrasında vajinanın iç kısmından kızlık zarına uyumlu doku alınarak, kızlık zarının olması gereken yere yama yapılır. Bu operasyonda yaklaşık 45-60 dakika arası sürmektedir. Hasta birkaç gün içinde günlük hayatına dönebilir. Ancak kalıcı kızlık zarı dikimi operasyonunun sonrasında hasta en az 3 ay cinsel ilişkiye girmemesi gerekir ki, yama yapılan doku bulunduğu bölgeye uyum sağlasın ve adapte olabilsin.

Kızlık zarı dikimi kimi uzmanlar ve hukukçular tarafından etik olarak yanlış görülüyorsa da, ülkemizde meydana gelen namus cinayetleri göz önünde bulundurulduğunda, genç kızların bir hata sonucunda bu yola başvurmaları yadırganmamalıdır. Ülkemizde kızlık zarı dikimi uzman jinekologlar tarafından ve hastane ortamında yapılmaktadır. Bu konuda bir sorunu olan genç kız öncelikle operasyon için seçeceği jinekoloğu iyi araştırmalı ve geçmişi hakkında fikir sahibi olmalıdır. İllegal yollara ve merdiven altı uygulamalara rağbet etmemelidir.

Sinüzit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kafatasında bulunan sinüs diye adlandırılan mukoza ile kaplı havali boşlukların enfeksiyonuna verilen ada sinüzit denir. Değişik bölgelere yansıyan baş ağrısı ( göz arkası, burun koku, ensede, kaşların arasında, alında,   üst dişlerde, burun yanlarında) koku hissinde değişiklikler (azalma, artma, kotu koku veya var olmayan koku hissi ) kuru öksürük, geniz akıntısı, baş dönmesi veya sersemlik hissi, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, nefes alma güçlüğü, horlama, genel halsizlik yorgunluk, ağız kokusu, boğaz ağrısı, kulaklarda tıkanıklık hissi, kulakta açılıp kapanmalar olabilmektedir.sinüzit tedavisi, sinüzit tedavisi yapımı, sinüzit nasıl tedavi edilirSinüs havalanmasının bozulması ile burunda mukus akışının engellenmesi ile sinüzit ortaya çıkar. Sıklıkla sebep hava değişimi ile veya birlikte nezle, grip sonrası ortaya çıkmaktadır. Bu mukosiliyer klirens denilen burnun kendini temizleme mekanizmasının bozulması salgıların hava sıcaklığı ile uyum için bir süre gerektirmesi veya az su içmekten ortaya çıkabilir. Nezle ve grip viral enfeksiyonlardır. Burun akıntısı duru tuzlu bir sıvıdır. Gripte ateş olması beklenir ve bu enfeksiyonlar sonrasında da mukosiliyer klirensin yani burnun kendini temizleme mekanizmasının  temel taşı olan silendirik  titrek tüylü epitel hücrelerinin hasarlanması ile bu mekanizma bozulur ve bakteriler üremeye baslar, sinüzit ortaya çıkar. Hastanın şikâyetleri öğrenildikten sonra eşlik eden veya tedavi gördüğü hastalıkları varsa bunlara uygun yani dengeyi bozmayacak ilaç tedavisi kbb uzmanı tarafından seçilebilir.

Antibiyotik, ağrı kesici, ağızdan ya da burundan alınan; dekonjestanlar, antihistaminikler, steroid içeren preparatlar kullanılabilir. Buğu yapmak, balgam sokturucu veya öksürük şurupları, lokotrien antagonistleri, bikarbonatlı serum fizyolojik su vb. gibi… Antibiyotikler; bakterilerin ortadan kaldırılması ve sinüzit tekrarının engellenmesi için en önemli ilaçlardır.

Ağrı kesiciler; ağrı için onlarca turu mevcuttur. Çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır.

Dekonjestanlar; sinüslerin buruna aktığı ağızları açmak için ilk tercihtir, tansiyon hastalarında oral dekonjestan kullanımı sakıncalıdır. Antihistaminikler ve lokotrien antagonistleri ve steroidler; sıklıkla alerjik rinit hikayesi de olan ve birlikte başladıkları düşünülen hastalarda önerilir. Kronik sinüzit, nazal polyposis, astımlı hastalarda da tedaviye yardımcıdırlar. Antikolinerjik ilaçlar burun akıntısı için kullanılabilir. Kronik akciğer hastalarına sigara kullananlara mukolitikler önerilebilir.

Kronik sinüzit tedavisinde uzun dönem düşük doz antibiyotik ya da antibiyotik ilaçların etkinliği bilinmektedir. Burun ve sinüslerin havalanmasını artırmak, burun tıkanıklığını gidermek anatomik patoloji (yapısal problemlerin giderilmesi ) düzeltilmesi için, sinüs ağızlarını açmak ya da genişletmek, nazal polip veya mantar topunu sinüslerden çıkarılması için yapılır.

Endoskopik yöntemle Messenklinger, Stammberger ve Kennedy’nin tariflediği,  enfekte olan veya poliple dolu sinüsler açılarak tek bir havalı boşluk sekline getirilir, sinüs ağızları genişletilir. Konka patolojileri düzeltilir. Koku duyusunun korunmasına azami özen gösterilmelidir. Son yıllarda sinüs ağzı problemleri için balon sinoplasti tekniği de geliştirilmiştir.

Bütün burun ameliyatı olan hastalara önerdiğim gibi, endoskopik sinüs cerrahisinden çıkan hasta, ameliyathaneden çıktıktan 3-4 saat sonra çorba içebilir. Sonrasında denge problemi kalmadıysa, burnuna bikarbonatlı serum fizyolojikle temizlemeye başlamalıdır.

Günde 4-6 kez her bir burun deliği için tekrarlamalı ve günlük aldığı sıvıların haricinde 3 litre su içmelidir. Ertesi günden itibaren ilaçlarını almaya başlamalı, sümkürmemeli, yüz ustu yatmamalı, burnuna darbe almamalı, hapşırma geldiğinde ise ağzını açmalı ve bu yolla hapşırmalıdır.Bunlar kanamayı, burunda yapışıklık oluşumunu veya kan toplanmasını engelleyecek en önemli 4 faktördür.

İlk kontrol 1 hafta içinde olmalı ve sonraki kontroller de birer hafta arayla yapılması hastanın ameliyat sonrası oluşabilecek istenmeyen şeylerle karşılaşmasını engelleyecektir. Yara iyileşmesi 1 hafta, burnun kendini temizleme mekanizmasının tekrar çalışması 1 ay gibi bir sürede olmaktadır.

Hastalar ameliyat sonrası önerilen ilaçlara uzun sure devam etmelidirler. Nazal polip ya da kronik sinüzit dolayısıyla yapılan ameliyatlar sonrası antibiyotik tedavisine cevap vermeyen sarı yeşil renkte koyu kıvamlı akıntı görülebilir ve ilaç tedavisinin değiştirilmesi veya ilave ilaç tedavisiyle  çözümlenir

Replantasyon Nedir?

Replantasyon, kopan bir uzvun işlevlerini yeniden kazandırmaya yönelik uygulanan cerrahi girişimdir. Bu tür ameliyatlar mikrocerrahi eğitimi görmüş, deneyimli cerrahlarca yapılır. Arterler, venler, sinirler, tendonlar ve kemikler tek tek belirli prensipler içinde onarılmalıdır. Replantasyon deyimi yalnız tam olarak ampute olmuş, gövde ile arasında hiç bir bağlantı kalmamış uzuvların tekrar eski yerlerine takılması için kullanılmaktadır. Uzuv ile gövde arasında ince bir deri bağlantısı bile bulunsa, buna subtotal amputasyon denir. Burada damarlar da yaralandığı için uzvun kan dolaşımı durmuştur. Subtotal amputasyonlarda damarların ve yaralanmış diğer dokuların onarılmasına revaskülarizasyon adı verilir. İnsanlarda ilk başarılı parmak replantasyonu 1967 yılında Tamai ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilmiştir. Parmak ve el amputasyonları çeşitli mekanizmalarla meydana gelebilir:replantasyon, replantasyon nedir, replantasyon neden yapılırGiyotin tipi amputasyon: Keskin bir cismin darbesi sonucu oluşan kopmadır. Sadece kesik yüzeyindeki dokular hasara uğramıştır. En iyi sonuçlar bu tür yaralanmalarda elde edilir.

Ezilme (crush) tipi amputasyon: Genellikle künt travma sonucu meydana gelir. Proksimal ve distal parçalarda ileri derecede doku ezilmesi vardır. Ezilmiş dokuların debridmanı gerekir.

Avülsiyon tipi amputasyon: Dokuların çekilerek, yırtılarak kopmaları ile oluşur. En sık 4. parmakta (yüzük parmakta) meydana gelir. Bunlar prognoz ve fonksiyon yönünden en ümitsiz grubu oluşturur. Kopan ekstremite bölümü (amputat) tekrar yerine dikilinceye kadar yapılması gereken işlemler üç ana grupta toplanır:
– Yaralı hastanın bakımı.
– Kopan organın korunması ve transportu.
– Replantasyon

Yaralı hastanın bakımı: Bu tip hastalarda başka yaralanmalar da olabileceğinden solunum ve dolaşım sistemi kontrolü öncelik kazanır. Daha sonra sedasyon
ve analjezi sağlanır, parenteral antibiyotik uygulanmasına geçilir ve tetanus profilaksisi yapılır. Oral beslenme durdurulur. Proksimal güdük mümkünse yalnız serum fizyolojik ile iyice yıkanır ve koruma amacıyla steril gazlı bezle sarılır. Ekstremite yukarı kaldırılarak atele alınır ve kanama kontrolü için yeterli bası uygulanır. Kanayan damarın bağlanması, yaranın eksplorasyonu, dikiş ve benzeri girişimler yapılmamalıdır.

Kopan organın (amputat) taşınması: Kopan parça serum fizyolojik ile yıkanır. Amputat bu haliyle plastik bir torbaya, bu torba da içinde buz ve su bulunan bir başka torba içine konularak en yakın replantasyon merkezine hastayla beraber gönderilir. İlke, amputatın kuru ve serin bir ortamda ve optimal temperatürde (+4°C) muhafaza edilmesidir. Kan dolaşımının durması sonucu dokularda başlayan dejenerasyon süreci hipotermi sağlayarak metabolizmanın yavaşlatılmasıyla uzatılabilir. Soğutma sırasında dokuların donması kesinlikle önlenmelidir. Değişik dokuların iskemiye olan dayanıklıkları farklıdır. Kas dokusu iskemiye en dayanıksız dokudur. Kas dokusunun hiç bulunmadığı parmak amputasyonlarında uygun soğutma yapılmış ise, 24 saat geciken olgularda bile başarılı sonuç elde edilebilir.
Replantasyon: Replantasyon merkezinde hasta ve amputat ayrıntılı bir şekilde değerlendirilir. Replantasyon endikasyonları şunlardır:
a) Çocuklarda parmak amputasyonu
b) Başparmak amputasyonu
c) Birden fazla (multipl) parmak amputasyonu
d) El bileği düzeyinde amputasyon
e) Mesleki ve sosyal durum nedeniyle ekstremitenin önemi, kozmetik kaygıların varlığı.

Replantasyonunun kontrendike olduğu durumlar şunlardır:
a) Hayatı tehdit eden diğer organ veya sistem yaralanmaları
b) Anestezinin çok riskli olması
c) Kopma sonrası soğutulmadan geçen zamanın ekstremitelerde 6-8 saatten, parmaklarda ise 10-12 saatten fazla olması.
d) Ağır ezilme (“Crush”) ve geniş soyulma (“Degloving”) şeklinde yaralanma varlığı.
c) Psikiyatrik sorunlar, diabet, arterioskleroz, myokard infarktüsü gibi problemlerin varlığı.

Replantasyon için relatif kontrendikasyonlar şunlardır:
a) Hastanın yaşı (60 yaş üzeri)
b) Avulziyon yaralanmasının ağırlığı
c) Yaranın kontaminasyon durumu
d) Daha önceden olan yaralanmalar ve cerrahi girişimler.
Replantasyon, proksimal güdüğün ve kopan parçanın hazırlanmasını takiben belirli bir sırada yapılır:
1. Kemik fikse edilir
2. Fleksör ve ekstensör tendonlar dikilir
3. Ven (mümkünse iki ven) ve arter anastomozunu takiben sinir onarımı yapılır
4. Deri kapatılır.

Bazı durumlarda kemik kısaltılması veya ven greftleri kullanılması gerekebilir. Replantasyon sonrası postoperatif bakım çok önemlidir. Elin dolaşımı yakından izlenir. Pulpanın ve tırnakların rengi, ısısı ve kapiller dolaşım durumu saat başı takip edilir. Hastalara kesin yatak istirahati verilmesi, postural hipotansiyonun önlenmesi açısından yararlıdır. Hastaya sigara ve kahve içmesi yasaklanır. Replantasyon sonrası gelişebilecek komplikasyonlar, anastomozların tıkanması, “nonunion” veya “malunion”, deri nekrozu, infeksiyon, yetersiz duyu, eklem sertliği ve tendon adhezyonlarıdır.

Bayanlarda saç dökülmesi nedenleri nelerdir?

Bayanlarda saç dökülmesinin belli başlı nedenleri vardır. Bunlardan bir tanesi, hormonlardaki dengesizliğin yaşanmasıdır. Yada kan değerlerinde bazı faktörlerin düşük olması. Yada yaşanılan herhangi bir stres, geçirilen bir mutsuz yada huzursuz bir durum. Yada yine yaşanan bir doğum sonrası dönemler. Bir sürü nedenler sayılabilir ki, kullanılan çeşitli kimyasal maddeler, gereğinden fazla alınan kuaför hizmetleri. Biraz da kendimize zarar veriyoruz yaptığımız işlemlerle, bilinçsizce hareket ediyoruz. Bilinçsizce ürünler kullanıyoruz. Bunlar saçlarımızın zamanla dökülmesine, yada seyrelmesine, matlaşmasına neden oluyor.kadınlarda saç dökülmesi, kadınların saçı neden dökülür, kadınlarda saç dökülmesi nedeniTespit çok zor değildir. Bu konuda yapılması gereken şey öncelikle bir dermatolog uzman doktordan fikir almaktır. Onun muayenesine başvurmak olacaktır. Doktor bu anlamda kişinin saç analizini yapıp, akabinde dökülmesinin nedenlerini tespit eder. Bayanlarda çünkü bu yelpaze çok geniştir. Erkeklerdeki gibi tek tip dökülmeden bahsedemeyiz kadınlarda. Bunu tespit ettikten sonra, o sorun örneğin kansızlık, doktorlar bu anlamda hem saçı tedavi edecektir, hem de o dökülmeye neden olan sorunu çözmek için ne yapılması gerekiyorsa, hangi hekimden, hangi branştan konsültasyon isteyecekse, buna yönlendiriyor.

Aynı zamanda, saç dökülmesine neden olan sorun çözümlenirken, saçın da tedavisi yapılabiliyor. Yani dökülmeye neden olan vitamin, mineral eksikliği yada bakımı, bu belirliyor. Saç diplerine direkt olarak uygulanan tedavilerle, mezoterapi, PRP dediğimiz özel tedavilerle yada ilaç tedavisiyle, ağız yoluyla veya sprey yoluyla kullandırılan bazı tedaviler vardır. Bunlarla dökülmenin önüne geçilip, gayet güzel, pırıl pırıl, canlı, hacimli, güzel saçlara insanlar yeniden kavuşabiliyorlar. Fakat biraz zamana ihtiyaç var. Çünkü kıl kökünün hareketleri çok seri değildir.

Çok sağlıklı bir saçta dahi, bir ayda maksimum bir santimetre uzadığını görebiliyoruz. Dolayısıyla kıl kökünün hareketi çok hızlı olmadığı için, bu tedavilerde de anında cevap beklemek çok doğru olmayacaktır. Şöyle açabiliriz bunu. Mesela mezoterapi dediğimiz tedavide, ki bu yaklaşık 4 ila 6 ay süren bir tedavi periodudur. Mezoterapi tedavisi periodiktir. 10 seanstan ibarettir. İlk birinci ayında, daha şok bir uygulamayla haftada bir uygulanıyor. Saç diplerine napaj denilen yöntem, direkt çok ince milimetrik iğne uçlarıyla, iğne deyince insanların ürkmelerine gerek yok, o iğne uçlarıyla minik dokunuşlarla saçlı dokunan altına yani derinin altına, ihtiyacı olan vitamin ve mineral veriliyor.

Soğuk Algınlığı İçin 5 Etkili Evde Tedavi Yöntemi

Soğuk algınlığı, virüslerin neden olduğu burun ve boğazın enfeksiyonudur. Genellikle yılda iki ila dört kez soğuk algınlığına yakalanırız.

Akan burun, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırma, sulanma, sulanmış gözler, hafif baş ağrısı, hafif yorgunluk, vücut ağrıları ve ateş soğuk algınlığı virüsüne maruz kaldıktan sonra bir ila üç gün sonra ortaya çıkan semptomlardır.soğuk algınlığı, soğuk algınlığı tedavisi, soğuk algınlığı tedavi yöntemleriBurada soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için popüler ilaçlardan daha etkili bazı tavsiyelere ulaşabilirsiniz:

Bu ilaçlara ek olarak bazı gıdalar bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilir ve öksürük ve burun akıntısı damlalarına ilave ilaçlar önerilebilir. Alternatif tıbbın standart tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Soğuk algınlığı için herhangi bir çare arıyorsanız, öncelikle doktorunuza danışın.

1) Çinko Lozanjları

Çinko, vücudumuzda 300’den fazla enzim tarafından gerekli olan önemli bir mineraldir. Et, karaciğer, deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal gıdalarda bulunur. Tam günlük önerilen ödenek (RDA), kadınlar için 12 mg ve erkekler için 15 mg’dır, bu miktar tipik bir multivitaminde bulunur.

Çinko pastil genellikle sağlık mağazalarında, çevrimiçi ve soğuk ilaçlar olarak pazarlanan bazı ilaç mağazalarında bulunur. Çinko, özellikle soğuk algınlığı semptomları göründükten sonra 24 saat içinde almaya başladıysa, soğuk semptomların süresini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren bir dizi çalışma bulunmaktadır.

2) D vitamini

Daha yüksek D vitamini seviyesine sahip insanların soğuk algınlığına yakalama riskinde azalma olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır.

3) Astragalus

Astragalus kökü bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığı veya gribi önlemek için geleneksel Çin tıbbında uzun süredir kullanılmaktadır. Astragalus’un insanlarda soğuk algınlığına karşı etkinliğini inceleyen herhangi bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen, astragalus’un antiviral özelliklere sahip olduğu ve bağışıklık sistemini uyartığını ortaya koyan çalışmalar bulunmuştur.

4) Sarımsak

Sarımsak, soğuk algınlığı için en popüler evde tedavi yöntemlerinden biridir. Pek çok kültürde, sarımsaklı çorbalar ve diğer sarımsaklı yemekler hastalıkalra karşı direnci artırak aacıyla tüketilmektedir.

5) C vitamini

1968’de Linus Pauling, doktoruna, insanların çeşitli vitaminler için bireysel ihtiyaçları olduğunu ve önerilen bazı diyetlerden (RDA’lar) biraz daha fazla miktarda ihtiyaç duyulduğu teorisini önermişti. Pauling, günlük 1,000 mg C vitamininin çoğu insan için soğuk algınlığı insidansını azaltabileceğini savundu. O zamandan beri, C vitamini popüler bir soğuk ilaç haline geldi.

Egzama İçin Okunabilecek Dua

Egzama derinin sulanması ve kaşıntı ile meydana gelen bir hastalıktır. Bu durum psikolojik olduğu gibi Allerjik de olmaktadır. Bazı kimyasal maddelerin aşırı kullanılması egzamaya sebep olmaktadır. Öncelikle egzama hastalığına yakalanmış olan hastaların sıkıntıdan uzak durması ve egzamalı bölgeyi kaşımaması gerekir.egzama duası, egzamayı geçiren dua, egzama tedavisi için duaSu ve sabundan uzak durması gerekir. Egzama olduğu zaman acılı, baharatlı ve yağlı yiyecekler tüketmemelidir. Egzama hastaları için kaplıcalar ve ılıcalardan da yararlanabilirsiniz. Egzama hastalığından kurtulmak için birçok alternatif çözümler bulunmaktadır. Tıbbi ilaçlar, nemlendirici kremler, antibiyotikler, bitkisel kremler ve bitkisel kürlerin yanı sıra egzama duası ile de şifa bulabilirsiniz. Allahın doğada yarattığı bitkiler zaten bir mucize değimlidir. Egzamanın tedavisinde kullanılan ve çok etkili olan bir bitkide kudret narıdır. Yarım litre zeytinyağının içerisine bir adet kudret narı koyuluru. Güneş gören bir yerde eriyene kadar bekletilir. Kullanmadan önce iyice karıştırılarak egzamalı olan bölgelere sabah-akşam sürülür. Kudret narından yapılan bu ilacı hazır olarak da aktarlarda bulmanız mümkündür. Doğada yetişen tüm bitkiler hastalıkların tedavisinde kullanılan birer mucizedir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar ve çalışmalar sonucunda alternatif tıp destekleyici olarak uygulanmaktadır. Her hangi bir hastalığa yakalandığınız zaman öncelikle doktora giderek kesin tanı koydurmanız ve doktorun tedavi yöntemlerini uygulamanız en doğru harekettir. Buna destek olarak alternatif tıbbı kullanabilir ve sürekli dua ederek Allahtan şifa dilemelisiniz. Tabii ki her şey Allahın izni ile olmaktadır. Her zaman her konuda dua ederek bütün sıkıntılarınızdan da kurtulabilirsiniz. Egzama hastalığı için kullanılan yağlar da egzama hastalığına çözüm olmaktadır. Bu yağlar cildin nemlendirilmesi için kullanılmaktadır. Bu yağlardan bazıları papatya yağı, sardunya yağı, lavanta yağı, melisa yağı, sandal ağacı ve limon yağı kullanılmaktadır. Bu yağlar da egzamanın türüne göre değişmektedir. Kuru egzamada farklı yağlar, akıntılı egzamada farklı yağlar kullanılır. O halde öncelikle egzamanın hangi tür bir egzama olduğunu bilmeniz gerekir. Ayrıca cildin nemlenmesi, kaşıntı ve kızarıklığı engellemek için limon yağı tercih edilmektedir. Sonuç olarak egzama hastalığı, çözümü ve alternatifi daha çok olan bir hastalıktır.

Akciğer Kanseri Alternatif Tıp Tedavisi

Her alanda olduğu gibi akciğer kanserinde de alternatif yöntemleri kullanılmaktadır. Modern tıbbın tedavisine destekleyici olarak bitkisel tedavi yöntemlerinin de önemi büyüktür. Akciğer kanseri alternatif tıp uzmanları sizlere bazı öneriler sunmaktadır. Bu öneriler hasta için çok yararlı olacak önerilerdir. Akciğer kanseri olan hastanın bulunduğu odaya çam esansı koku sıkılması hastanın rahat nefes almasını sağlar. Kekik, ısırgan otu yaprakları ve ebegümeci otu karıştırıldıktan sonra ıhlamur gibi demlenerek içilebilir.Sarımsak ve tere otunun mutlaka tüketilmesi önerilmektedir. Muz, hurma, kuru üzüm ve elma mutlaka yenmelidir.akciğer kanseri tedavisi, alternatif tıp ile kanser tedavisi, akciğer alternatif tıp tedavisi yapımıSiyah turp kabukları ile birlikte tüketildiği zaman kabuklarındaki vitamin ve mineraller kansere çok iyi gelmektedir. Siyah turp rendelendikten sonra kaynayan suyun içine bırakılır. 5 dakika kaynatılır. Sabahları kahvaltıdan önce içilir.
Aslında en doğal olarak turp taze iken kabukları ile tüketmektir. Her ne kadar tadından hoşlanmasak da böyle kötü bir hastalığa yenilmemek için uygulamalıyız.

Akciğer kanseri forum, Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser çeşitlerinden biridir. Kadınlarda ise sigara kullanımının artışı ile beraber giderek sık görülmeye başlamıştır. En sık görülen kanser türü olan akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara tüketimine bağlı olduğu görülmektedir. Akciğer kanseri aynı zamanda önlenebilir bir kanser türüdür.

Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolu sigarayı bırakmaktır. Bunun dışında hava kirliliğinden korunmak, bazı metal ve kimyasal maddelere karşı tedbir alınması, radyasyondan korunma önlemlerinin alınmasını sayabiliriz. 4o yaşın üzerindeki sigara kullanıcılarının en azından yılda bir kez akciğer grafisi çektirmesi erken tanı için çok önemlidir.

Vücudun her hangi bir yerinde sertlik hissedilir ise, deride kaşıntı varsa, nedeni belli olmayan ağrıların ortaya çıkması, idrarda kan görülmesi, sürekli ve ağır öksürük, kanlı balgam tükürülmesi, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı ve kusma gibi belirtiler var ise mutlaka vakit kaybetmeden doktora gitmelisiniz. Her şeyden önce sigara bırakılmalı ve daha sağlıklı bir hayata adım atılmalıdır. Sigarayı bıraktıktan sonra ne kadar rahat nefes aldığını fark edecek, bu güne kadar sigara içtiğinize pişman olacaksınız. Sağlık en büyük zenginliktir.

Böbrek Taşı Oluşumu ve Tedavisi

Böbrek taşları incelendiğinde çoğunluğu kalsiyum taşlarıdır ve diğer kısmı ise infeksiyon taşarını, ürik asit ve sistin taşalrını kapsamaktadır. Tekrarlayan taş hastalığına sebep olan faktörler çocukluk çağı taşları, taş oluşumu ile ilişkili hastalıklar (hiperparatiroidizm, sistinüri, renal tübüler asidoz, hiperoksalüri, chron’s hastalığı, bağırsak ameliyatı), taş oluşumu ile ilgili ilaçlar (kalsiyum, D vitamini, C vitamini, sulfonamid, traimteren) ve taş oluşumu ile ilişkili anatomik bozukluklardır (medüller sünger böbrek, kalisyel divertikül, kist, vezikoüreteral reflü, üreteropelvik bileşke darlığı, at nalı böbrek, üreterosel). Taş hastalığı sıklıkla ağrı, idrarda kanama, bulantı-kusma şikayetleri ile ortaya çıkarken, bir kısım hastada ise başka nedenler ile yapılan tetkikler sırasında farkedilir. Klinik tanı direkt üriner sistem grafisi, ultrasonografi, intravenöz pyelografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden uygun olanlar ile desteklenmelidir. Daha sonra hastanın yaşı, klinik seyri (şikayetleri), taşın büyüklüğü ve lokalizasyonu, böbrek için risk teşkil edip etmediğine bakılarak uygun bir tedavi planlanır. Bu tedavi hastayı bazı ilaçlar ile takip olabileceği gibi, vücut dışından taş kırma (ESWL) ya da endoskopik (URS-lazer litotripsi, perkütan nefrolitotomi)) veya açık operasyon da olabilmektedir. Her hasta ayrı ayrı düşünülerek tedavi edilmektedir. Kendiliğinden tedavisiz düşen,cerrahi girişimle çıkarılan ya da parçalandıktan sonra fragman olarak idrarla atılan taşlara, bileşimlerinin belirlenmesi için taş analizi yapılmaktadır. Böylelikle taşın tekrarını önlemek için gerekli önlemler alınabilir. Akut taş düşüren hastalarda ağrının geçirilmesi ilk hedefimizdir ve ardından hasta rahatladığı zaman görüntüleme tetkiki yapılarak tedavi planlanır. Böbrek taşlarında ESWL’nin başarısı taşın büyüklüğü ve yeri ile direkt ilişkilidir. Buradan yola çıkılarak daha büyük taşların perkütan nefrolitotomi (PCNL) ile daha başarılı bir şekilde tedavi edilebildiği bir gerçektir. İnfeksiyonlu taşlar veya bakteriüri söz konusu olduğunda ESWL tedavisinden önce antibiyotik tedavisi uygulanmalı ve tedavi sonrası da bir süre sürdürülmelidir. Büyük böbrek taşlarından dolayı ESWL’den sonra oluşan obstrüktif ve infektif komplikasyonları önlemek için double J stent kullanmak gerekir. Çapı 20 mm ya da daha büyük olan taşlar için, stentin ESWL den önce yerleştirilmesini önermekteyiz. Tek böbrekli hastalarda ise mutlaka takılmalıdır. Pekütan yolla taşın kırılmasında ise taşlar doğrudan vücut ışına alınabildiği gibi, lazer yada pnömotik litotriptörler vasıtası ile kırılarak da parçalar halinde de çıkarılabilir. Geyik boynuzu (staghorn) taşlarında ise direkt açık ameliyat tercihimiz olmaktadır. Anatrofik nefrolitotomi, radyal nefrotomi, pyelonefrolitotomi gibi teknik olarak birbirinden farklı yöntemler uygulamaktayız. Kompleks taş yükü olanlarda, ESWL-perkütan-üreteroskopik yöntemler başarısız kalındığında, böbrek içinde anatomik anormallikler, morbid obezler, iskeletsel deformitesi olanlar ve cerrahi girişimin kolay olması ve yalnızca bir tek anestezi işleminin gerekmesi nedi ile çoculardaki büyük taş yükünde açık cerrahi için endikasyonlardır.

İshal İçin Neler Yapılabilir?

Sık ve sulu bağırsak hareketleri zaman zaman çoğu insanda görülür. Alınan yiyeceklerin, genellikle sindirim yollarında bulunan bir enfeksiyon nedeniyle fazla hızlı sindirimlesi ishale neden olur. Sağlıklı kişilerde arada bir meydana gelen ishal genellikle dinlenerek ve bol sıvı alarak geçirilir. Çoğunlukla altında başka ciddi bir neden yatmaz.ishal tedavisi, ishal için yapılabilecekler, ishali geçirme yollarıSüresi birkaç saatten bir haftaya kadar çeşitlilik gösteren şiddetli ishal çoğunlukla virütik veya bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu gıda zehirlenmesi nedeniyle meydana gelir. Mikroorganizmalar (veya onların ürettiği toksinler) mide ve bağırsak zarlarının iltihaplanması anlamına gelen gastroenterite yol açar. Enfeksiyon sonucu meydana gelen ishal ile birlikte kusma, karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve hafif ateş olabilir. Bazen laktoz veya inek sütü şekeri gibi bir besin maddesine karşı duyulan hassasiyet veya antibiyotik gibi bazı ilaçların yan etkisi de ishale neden olabilir. Kurşun, böcek ilaçları veya bazı bitkilerden zehirlenmek de ishal yapabilir.

Uzun süren ve tekrarlayan ishal irritabl bağırsak sendromuiltihaplı enflamatuar bağırsak hastalığı, divertiküler hastalık, fazla aktif tiroid bezi veya strese bağlı bozukluklar gibi kronik bir sorunun işareti olabilir. İshal, nadiren bağırsak kanserinin belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir.

Korunma

Kişisel temizlik: Enfeksiyonların neden olduğu ishalden korunmaın en iyi yolu temel hijyen kurallarına dikkat etmektir.

  • Tuvalete gittikten sonra ve yemek pişirmeye ve yemeğe oturmadan önce ellerinizi daima sabunla iyice yıkayın.
  • Umumi tuvaletlerde, ellerinizi mikroplara yuva olabilecek el kurutma makineleri yerine temiz bir kağıt havlu ile kurulayın.

Mutfak temizliği: Gıda zehirlenmesinin neden olduğu ishalden korunmak için yiyecek maddelerinin seçimi, kullanımı ve saklanma şekli çok önemlidir.

  • Yalnız taze yumurta kullanın (tarihini kontrol edin) ve çatlak olanları atın. İyice pişirin.
  • Hamilelik süresince, listeria bakterisinin neden olduğu ishalden korunmak için şu yiyecekleri yemeyin: yumuşak ve küfle olgunlaştirılan veya pastörize edilmemiş süt veya bununla imal edilen peynirler, yumuşak dondurma, önceden pişirilmiş ve buzdolabına konulmuş yiyecekler (tekrar iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice yıkandığından emin olmadığınız yeşillikler.
  • Kutusu şiş ve kapağının etrafı veya eklem yeri ezik olan konserveleri ve “son kullanma tarihi” geçmiş olan yiyecekleri satın almayın.
  • Gıda maddelerini paket üstünde belirtilen “son kullanım tarihi”ne kadar tüketmeye çalışın.
  • Az pişmiş etleri iyice pişirin ve artık yiyecekleri de iyice ısıtmadan yemeyin. Özellikle tavuk etine dikkat edin.
  • Paket üstünde başka şekilde önerilmediği takdirde, dondurulmuş yiyecekleri pişirmeden önce dışarıda değil, buzdolabında çözdürün. Bir kere çözülmüş yiyecekleri tekrar dondurmayın.
  • Pişmiş ve pişmemiş etleri buzdolabının değişik raflarına koyun. Çiğ etin diğer yiyeceklerle temas etmemesine dikkat edin.
  • Buzdolabını, derin dondurucuyu, mutfak tezgâhlarını ve mutfak aletlerini düzenli olarak temizleyin.
  • Bulaşık bezlerini, süngerleri ve bulaşık yıkamak için kullandığınız diğer gereçleri sık sık yıkayın ve çamaşır suyu gibi dezenfektan bir sıvı (şişe üstünde belirtildiği gibi sulandırarak) ile temizleyin.
  • Gastroenteritiniz varsa başkaları için yemek pişirmeyın ve onların yiyeceklerine dokunmayın.

Stres: Stres sindirim sisteminin çalışmasını etkilediği için ishale neden olur. Kendinizi çok baskı altında hissediyorsanız stresi önlemek veya ona karşı gösterdiğiniz tepkiyi kontrol etmek için gerekli stres yönetimi tekniklerine başvurun.

Yolculuk İshalinden Korunmak

Bazı yabancı ülkelerde yerel bakterilere karşı savunmasız olabilirsiniz. Şüphe halinde aşağıdaki önlemleri alın:

  • Yalnız kimyasal olarak sterilize edilmiş veya kaynatılmış su veya şişe suyu için ve dişlerinizi de bununla fırçalayın.
  • Restoranlarda şişe suyunun gözünüzün önünde açılmasını isteyin (bazı yerlerde şişelere musluk suyu koyarlar).
  • Buz kullanmayın.
  • Meyvelerin kabuklarını soyun ve çiğ sebze ve salata yemeyin.
  • Restoranlarda yalnız pişmiş ve sıcak servis yapılan yiyecekler yiyin. Uzun zaman ılık olarak saklanmış yiyecekleri yemeyin.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler

Vücudun sıvı kaybetmesini önlemek: Özellikle beraberinde kusma da varsa, ishalin tehlikelerinden biri vücudun susuz kalmasıdır. Küçük çocuklar ve zayıf bünyeli, yaşlı veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bu durum daha da önem kazanır. Bunu önlemek için aşağıdaki tedbirleri alın:

  • Bol su veya sulu içecekler tüketin ve alkol ve kafeinden kaçının. Kusma varsa, sık sık ve azar azar sıvı alın, ki sıvı aşağılara inebilsin.
  • Yediklerinizi çıkarıyorsanız tuz ve şeker eksikliğini gidermek için önlem alın. İki portakalın suyunu sıkın, buna yarım çay kaşığı tuz ve iki çay kaşığı bal karıştırın ve yarım litreye ulaşıncaya kadar su ekleyin, iyileşinceye dek bundan her yarım saatte bir bardak için.
  • Papatya, kekik, zencefil, nane ve rezene gibi bitki çayları için. Ferahlatıcı özelliği olan bu bitkilerin hafif antiseptik etkisi de bulunmaktadır ve bunlar çoğu zaman sindirim yolu iltihabının neden olduğu ishal ile birlikte hissedilen kann ağnsına da iyi gelir.
  • Bağırsaklardaki iltihabı dindirmek için şekersiz siyah frenk üzümü veya mürver ağacı meyvesi suyu için. Bu meyvelerin özünde bulunan C vitamini enfeksiyonla mücadelede de yardımcı olur.
  • Bir tatlı kaşığı ararotu çok az su ile karıştırarak yumuşak bir macun hazırlayın. Sonra bu macuna yarım litre kaynar su ekleyin ve koyulaşın-caya kadar karştırın. Bal veya limon suyu ile tatlandınn. Dışkıyı katılaştırmak için gün boyu düzenli aralıklarla bundan için.

Normale dönüş: Çok az veya hiçbir şey yemi-yorsanız, kendinizi iyi hissetmeye başlayınca yavaş yavaş normal yiyeceklere dönebilirsiniz. Önce tahriş etmeyen ve dışkının sertleşmesine yardımcı olan pirinç ile başlayın. Her gün bir miktar yoğurt yerseniz bağırsaklardaki mikroorganizmaların dengelerine kavuşmasına yardımcı olursunuz. Ayrıca her gün alacağınız vitamin ve mineral kompleksleri de vücudun besin dengesini bulmasım kolaylaştırır.

Homeopati: 24 saat geçtiği halde ishaliniz dur-mamışsa homeopatik bir ilaç alabilirsiniz.

  • Arsenicum: bulantı ve kusma ile birlikte görülen gıda zehirlenmelerinde.
  • Colocynthis: ishal ile birlikte şiddetli karın ağrısı olursa.

Aromaterapi: Zencefil ve ıtır çiçeği yağı gibi buruk (kurutucu etkisi olan) yağlar ishali kesmekte yararlıdır. Nane ve rumi papatya da bağırsak kasılmasını giderir. Çay ağacı yağı da antiseptik olduğu için ishalin tedavisinde kullanılır.

  • Küvet suyunuza üçer damla ıtır ve zencefil yağı ile birlikte iki damla nane yağı damlatın. Suyun içinde 15-20 dakika uzanın. Bu süre içinde suyun ıhklığını korumasına dikkat edin.
  • Üç damla çay ağacı yağı, ikişer damla nane, ıtır ve sandal ağacı yağlan ve beş çay kaşığı tatlı badem yağı, zeytinyağı veya diğer bir soğuk baskı bitkisel yağla bir karışım hazırlayın. Karışımı ısıtın ve bununla karnınıza masaj yapın. Masajı birkaç saatte bir tekrarlayın.

Yoga: Yerde yatarak gevşemek, bazen strese bağlı ve ishale neden olabilen zihinsel ve fiziksel gerilimi azaltır.

Çocuklarınızla ilgili özel tavsiyeler: Bebekler ve küçük çocuklarda sıvı kaybının yol açtığı su kaybetme riski daha yüksektir. Bebeğiniz veya
küçük çocuğunuz ishal olursa:

  • Zehirli bir şey yiyip yemediğini anlamaya çalışın.
  • Dokunacak bir şey yiyip yemediğini anlamak için çocuğunuzun beslenmesini kontrol edin. Acı baharatlar, biberler, soğan, domates, ravent ve fazla meyve tüketmek ishal yapabilir. Emziriyorsanız siz de bunlardan az tüketin.
  • Bebeğinize istediği kadar emzirme süresi tanıyın ve gece gündüz normalden daha fazla emzi-rin. Sütünüz doğal olarak artacaktır. Ender durumlarda bebeğinize kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su vermeniz gerekebilir. Aynca, bebeğiniz mamaya başlamışsa, daha da sulandırılmış mama veya kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su verin.
  • Sütten kesilmiş olan bebeğe pastörize elma suyu veya yeterli derecede sulandırılmış portakal suyu gibi içecekler verilebilir, içinde pirinç kaynatılmış olan suyu içirmek de uygun olabilir.
  • Çocuğunuzla temas ettikten sonra ve yemek hazırlamadan, yemeğe oturmadan ve servis yapmadan önce ellerinizi çok iyi yıkayın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

Bebekler ve küçük çocuklar

  • Bebeklerde ve küçük çocuklarda hafif ishal 24 saatten fazla, şiddetli ishal ise 12 saatten fazla sürerse.

Acil durumlar

  • Çocuk kusuyor ve içtiği sıvıyı tutamıyorsa veya hiç meme emmiyor ya da yemek yemiyorsa.
  • Çocuk susuz kalmış gibi görünüyorsa, ağzı kuru, gözleri çökük, derisi gevşekse ve bezini normalden çok daha az ıslatıyorsa. Bebeğin su kaybetmesi halinde başındaki bıngıldak içeri doğru çökebilir.
  • Çocuk susmadan ağlıyor veya anormal derecede uykulu ve huzursuz gözüküyorsa.
  • Çocuğun dışkısında kan varsa veya ateş ya da diğer semptomlar belirirse.

Diğer çocuklar ve büyükler

  • Normalde sağlıklı iken, hafif ishaliniz üç günden fazla, şiddetli ishaliniz ise iki günden fazla sürerse.
  • Yaşlı veya zayıf bünyeli iseniz.
  • Sık sık hastalanıyorsanız veya steroid, antibiyotik ya da ishal yapabilecek başka bir ilaç kullanıyorsanız.
  • Evinizde aynı semptomları gösteren başkaları da varsa.
  • Doğum kontrol hapı kullanırken şiddetli bir ishale yakalanırsanız.
  • Dışkıda kırmızı veya siyah renkte kan varsa.

Acil durum

  • Vücudunuzda su kaybetme belirtileri varsa (sersemlik, bulanık görme, deride gevşeklik, idrarın çok az ve koyu renkli olması veya hiç idrar olmaması gibi.)