Kategori arşivi: Sağlık-Bakım

Soğuk Algınlığı İçin 5 Etkili Evde Tedavi Yöntemi

Soğuk algınlığı, virüslerin neden olduğu burun ve boğazın enfeksiyonudur. Genellikle yılda iki ila dört kez soğuk algınlığına yakalanırız.

Akan burun, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırma, sulanma, sulanmış gözler, hafif baş ağrısı, hafif yorgunluk, vücut ağrıları ve ateş soğuk algınlığı virüsüne maruz kaldıktan sonra bir ila üç gün sonra ortaya çıkan semptomlardır.soğuk algınlığı, soğuk algınlığı tedavisi, soğuk algınlığı tedavi yöntemleriBurada soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için popüler ilaçlardan daha etkili bazı tavsiyelere ulaşabilirsiniz:

Bu ilaçlara ek olarak bazı gıdalar bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilir ve öksürük ve burun akıntısı damlalarına ilave ilaçlar önerilebilir. Alternatif tıbbın standart tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Soğuk algınlığı için herhangi bir çare arıyorsanız, öncelikle doktorunuza danışın.

1) Çinko Lozanjları

Çinko, vücudumuzda 300’den fazla enzim tarafından gerekli olan önemli bir mineraldir. Et, karaciğer, deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal gıdalarda bulunur. Tam günlük önerilen ödenek (RDA), kadınlar için 12 mg ve erkekler için 15 mg’dır, bu miktar tipik bir multivitaminde bulunur.

Çinko pastil genellikle sağlık mağazalarında, çevrimiçi ve soğuk ilaçlar olarak pazarlanan bazı ilaç mağazalarında bulunur. Çinko, özellikle soğuk algınlığı semptomları göründükten sonra 24 saat içinde almaya başladıysa, soğuk semptomların süresini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren bir dizi çalışma bulunmaktadır.

2) D vitamini

Daha yüksek D vitamini seviyesine sahip insanların soğuk algınlığına yakalama riskinde azalma olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır.

3) Astragalus

Astragalus kökü bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığı veya gribi önlemek için geleneksel Çin tıbbında uzun süredir kullanılmaktadır. Astragalus’un insanlarda soğuk algınlığına karşı etkinliğini inceleyen herhangi bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen, astragalus’un antiviral özelliklere sahip olduğu ve bağışıklık sistemini uyartığını ortaya koyan çalışmalar bulunmuştur.

4) Sarımsak

Sarımsak, soğuk algınlığı için en popüler evde tedavi yöntemlerinden biridir. Pek çok kültürde, sarımsaklı çorbalar ve diğer sarımsaklı yemekler hastalıkalra karşı direnci artırak aacıyla tüketilmektedir.

5) C vitamini

1968’de Linus Pauling, doktoruna, insanların çeşitli vitaminler için bireysel ihtiyaçları olduğunu ve önerilen bazı diyetlerden (RDA’lar) biraz daha fazla miktarda ihtiyaç duyulduğu teorisini önermişti. Pauling, günlük 1,000 mg C vitamininin çoğu insan için soğuk algınlığı insidansını azaltabileceğini savundu. O zamandan beri, C vitamini popüler bir soğuk ilaç haline geldi.

Egzama İçin Okunabilecek Dua

Egzama derinin sulanması ve kaşıntı ile meydana gelen bir hastalıktır. Bu durum psikolojik olduğu gibi Allerjik de olmaktadır. Bazı kimyasal maddelerin aşırı kullanılması egzamaya sebep olmaktadır. Öncelikle egzama hastalığına yakalanmış olan hastaların sıkıntıdan uzak durması ve egzamalı bölgeyi kaşımaması gerekir.egzama duası, egzamayı geçiren dua, egzama tedavisi için duaSu ve sabundan uzak durması gerekir. Egzama olduğu zaman acılı, baharatlı ve yağlı yiyecekler tüketmemelidir. Egzama hastaları için kaplıcalar ve ılıcalardan da yararlanabilirsiniz. Egzama hastalığından kurtulmak için birçok alternatif çözümler bulunmaktadır. Tıbbi ilaçlar, nemlendirici kremler, antibiyotikler, bitkisel kremler ve bitkisel kürlerin yanı sıra egzama duası ile de şifa bulabilirsiniz. Allahın doğada yarattığı bitkiler zaten bir mucize değimlidir. Egzamanın tedavisinde kullanılan ve çok etkili olan bir bitkide kudret narıdır. Yarım litre zeytinyağının içerisine bir adet kudret narı koyuluru. Güneş gören bir yerde eriyene kadar bekletilir. Kullanmadan önce iyice karıştırılarak egzamalı olan bölgelere sabah-akşam sürülür. Kudret narından yapılan bu ilacı hazır olarak da aktarlarda bulmanız mümkündür. Doğada yetişen tüm bitkiler hastalıkların tedavisinde kullanılan birer mucizedir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar ve çalışmalar sonucunda alternatif tıp destekleyici olarak uygulanmaktadır. Her hangi bir hastalığa yakalandığınız zaman öncelikle doktora giderek kesin tanı koydurmanız ve doktorun tedavi yöntemlerini uygulamanız en doğru harekettir. Buna destek olarak alternatif tıbbı kullanabilir ve sürekli dua ederek Allahtan şifa dilemelisiniz. Tabii ki her şey Allahın izni ile olmaktadır. Her zaman her konuda dua ederek bütün sıkıntılarınızdan da kurtulabilirsiniz. Egzama hastalığı için kullanılan yağlar da egzama hastalığına çözüm olmaktadır. Bu yağlar cildin nemlendirilmesi için kullanılmaktadır. Bu yağlardan bazıları papatya yağı, sardunya yağı, lavanta yağı, melisa yağı, sandal ağacı ve limon yağı kullanılmaktadır. Bu yağlar da egzamanın türüne göre değişmektedir. Kuru egzamada farklı yağlar, akıntılı egzamada farklı yağlar kullanılır. O halde öncelikle egzamanın hangi tür bir egzama olduğunu bilmeniz gerekir. Ayrıca cildin nemlenmesi, kaşıntı ve kızarıklığı engellemek için limon yağı tercih edilmektedir. Sonuç olarak egzama hastalığı, çözümü ve alternatifi daha çok olan bir hastalıktır.

Akciğer Kanseri Alternatif Tıp Tedavisi

Her alanda olduğu gibi akciğer kanserinde de alternatif yöntemleri kullanılmaktadır. Modern tıbbın tedavisine destekleyici olarak bitkisel tedavi yöntemlerinin de önemi büyüktür. Akciğer kanseri alternatif tıp uzmanları sizlere bazı öneriler sunmaktadır. Bu öneriler hasta için çok yararlı olacak önerilerdir. Akciğer kanseri olan hastanın bulunduğu odaya çam esansı koku sıkılması hastanın rahat nefes almasını sağlar. Kekik, ısırgan otu yaprakları ve ebegümeci otu karıştırıldıktan sonra ıhlamur gibi demlenerek içilebilir.Sarımsak ve tere otunun mutlaka tüketilmesi önerilmektedir. Muz, hurma, kuru üzüm ve elma mutlaka yenmelidir.akciğer kanseri tedavisi, alternatif tıp ile kanser tedavisi, akciğer alternatif tıp tedavisi yapımıSiyah turp kabukları ile birlikte tüketildiği zaman kabuklarındaki vitamin ve mineraller kansere çok iyi gelmektedir. Siyah turp rendelendikten sonra kaynayan suyun içine bırakılır. 5 dakika kaynatılır. Sabahları kahvaltıdan önce içilir.
Aslında en doğal olarak turp taze iken kabukları ile tüketmektir. Her ne kadar tadından hoşlanmasak da böyle kötü bir hastalığa yenilmemek için uygulamalıyız.

Akciğer kanseri forum, Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser çeşitlerinden biridir. Kadınlarda ise sigara kullanımının artışı ile beraber giderek sık görülmeye başlamıştır. En sık görülen kanser türü olan akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara tüketimine bağlı olduğu görülmektedir. Akciğer kanseri aynı zamanda önlenebilir bir kanser türüdür.

Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolu sigarayı bırakmaktır. Bunun dışında hava kirliliğinden korunmak, bazı metal ve kimyasal maddelere karşı tedbir alınması, radyasyondan korunma önlemlerinin alınmasını sayabiliriz. 4o yaşın üzerindeki sigara kullanıcılarının en azından yılda bir kez akciğer grafisi çektirmesi erken tanı için çok önemlidir.

Vücudun her hangi bir yerinde sertlik hissedilir ise, deride kaşıntı varsa, nedeni belli olmayan ağrıların ortaya çıkması, idrarda kan görülmesi, sürekli ve ağır öksürük, kanlı balgam tükürülmesi, yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı ve kusma gibi belirtiler var ise mutlaka vakit kaybetmeden doktora gitmelisiniz. Her şeyden önce sigara bırakılmalı ve daha sağlıklı bir hayata adım atılmalıdır. Sigarayı bıraktıktan sonra ne kadar rahat nefes aldığını fark edecek, bu güne kadar sigara içtiğinize pişman olacaksınız. Sağlık en büyük zenginliktir.

Böbrek Taşı Oluşumu ve Tedavisi

Böbrek taşları incelendiğinde çoğunluğu kalsiyum taşlarıdır ve diğer kısmı ise infeksiyon taşarını, ürik asit ve sistin taşalrını kapsamaktadır. Tekrarlayan taş hastalığına sebep olan faktörler çocukluk çağı taşları, taş oluşumu ile ilişkili hastalıklar (hiperparatiroidizm, sistinüri, renal tübüler asidoz, hiperoksalüri, chron’s hastalığı, bağırsak ameliyatı), taş oluşumu ile ilgili ilaçlar (kalsiyum, D vitamini, C vitamini, sulfonamid, traimteren) ve taş oluşumu ile ilişkili anatomik bozukluklardır (medüller sünger böbrek, kalisyel divertikül, kist, vezikoüreteral reflü, üreteropelvik bileşke darlığı, at nalı böbrek, üreterosel). Taş hastalığı sıklıkla ağrı, idrarda kanama, bulantı-kusma şikayetleri ile ortaya çıkarken, bir kısım hastada ise başka nedenler ile yapılan tetkikler sırasında farkedilir. Klinik tanı direkt üriner sistem grafisi, ultrasonografi, intravenöz pyelografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden uygun olanlar ile desteklenmelidir. Daha sonra hastanın yaşı, klinik seyri (şikayetleri), taşın büyüklüğü ve lokalizasyonu, böbrek için risk teşkil edip etmediğine bakılarak uygun bir tedavi planlanır. Bu tedavi hastayı bazı ilaçlar ile takip olabileceği gibi, vücut dışından taş kırma (ESWL) ya da endoskopik (URS-lazer litotripsi, perkütan nefrolitotomi)) veya açık operasyon da olabilmektedir. Her hasta ayrı ayrı düşünülerek tedavi edilmektedir. Kendiliğinden tedavisiz düşen,cerrahi girişimle çıkarılan ya da parçalandıktan sonra fragman olarak idrarla atılan taşlara, bileşimlerinin belirlenmesi için taş analizi yapılmaktadır. Böylelikle taşın tekrarını önlemek için gerekli önlemler alınabilir. Akut taş düşüren hastalarda ağrının geçirilmesi ilk hedefimizdir ve ardından hasta rahatladığı zaman görüntüleme tetkiki yapılarak tedavi planlanır. Böbrek taşlarında ESWL’nin başarısı taşın büyüklüğü ve yeri ile direkt ilişkilidir. Buradan yola çıkılarak daha büyük taşların perkütan nefrolitotomi (PCNL) ile daha başarılı bir şekilde tedavi edilebildiği bir gerçektir. İnfeksiyonlu taşlar veya bakteriüri söz konusu olduğunda ESWL tedavisinden önce antibiyotik tedavisi uygulanmalı ve tedavi sonrası da bir süre sürdürülmelidir. Büyük böbrek taşlarından dolayı ESWL’den sonra oluşan obstrüktif ve infektif komplikasyonları önlemek için double J stent kullanmak gerekir. Çapı 20 mm ya da daha büyük olan taşlar için, stentin ESWL den önce yerleştirilmesini önermekteyiz. Tek böbrekli hastalarda ise mutlaka takılmalıdır. Pekütan yolla taşın kırılmasında ise taşlar doğrudan vücut ışına alınabildiği gibi, lazer yada pnömotik litotriptörler vasıtası ile kırılarak da parçalar halinde de çıkarılabilir. Geyik boynuzu (staghorn) taşlarında ise direkt açık ameliyat tercihimiz olmaktadır. Anatrofik nefrolitotomi, radyal nefrotomi, pyelonefrolitotomi gibi teknik olarak birbirinden farklı yöntemler uygulamaktayız. Kompleks taş yükü olanlarda, ESWL-perkütan-üreteroskopik yöntemler başarısız kalındığında, böbrek içinde anatomik anormallikler, morbid obezler, iskeletsel deformitesi olanlar ve cerrahi girişimin kolay olması ve yalnızca bir tek anestezi işleminin gerekmesi nedi ile çoculardaki büyük taş yükünde açık cerrahi için endikasyonlardır.

İshal İçin Neler Yapılabilir?

Sık ve sulu bağırsak hareketleri zaman zaman çoğu insanda görülür. Alınan yiyeceklerin, genellikle sindirim yollarında bulunan bir enfeksiyon nedeniyle fazla hızlı sindirimlesi ishale neden olur. Sağlıklı kişilerde arada bir meydana gelen ishal genellikle dinlenerek ve bol sıvı alarak geçirilir. Çoğunlukla altında başka ciddi bir neden yatmaz.ishal tedavisi, ishal için yapılabilecekler, ishali geçirme yollarıSüresi birkaç saatten bir haftaya kadar çeşitlilik gösteren şiddetli ishal çoğunlukla virütik veya bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu gıda zehirlenmesi nedeniyle meydana gelir. Mikroorganizmalar (veya onların ürettiği toksinler) mide ve bağırsak zarlarının iltihaplanması anlamına gelen gastroenterite yol açar. Enfeksiyon sonucu meydana gelen ishal ile birlikte kusma, karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve hafif ateş olabilir. Bazen laktoz veya inek sütü şekeri gibi bir besin maddesine karşı duyulan hassasiyet veya antibiyotik gibi bazı ilaçların yan etkisi de ishale neden olabilir. Kurşun, böcek ilaçları veya bazı bitkilerden zehirlenmek de ishal yapabilir.

Uzun süren ve tekrarlayan ishal irritabl bağırsak sendromuiltihaplı enflamatuar bağırsak hastalığı, divertiküler hastalık, fazla aktif tiroid bezi veya strese bağlı bozukluklar gibi kronik bir sorunun işareti olabilir. İshal, nadiren bağırsak kanserinin belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir.

Korunma

Kişisel temizlik: Enfeksiyonların neden olduğu ishalden korunmaın en iyi yolu temel hijyen kurallarına dikkat etmektir.

  • Tuvalete gittikten sonra ve yemek pişirmeye ve yemeğe oturmadan önce ellerinizi daima sabunla iyice yıkayın.
  • Umumi tuvaletlerde, ellerinizi mikroplara yuva olabilecek el kurutma makineleri yerine temiz bir kağıt havlu ile kurulayın.

Mutfak temizliği: Gıda zehirlenmesinin neden olduğu ishalden korunmak için yiyecek maddelerinin seçimi, kullanımı ve saklanma şekli çok önemlidir.

  • Yalnız taze yumurta kullanın (tarihini kontrol edin) ve çatlak olanları atın. İyice pişirin.
  • Hamilelik süresince, listeria bakterisinin neden olduğu ishalden korunmak için şu yiyecekleri yemeyin: yumuşak ve küfle olgunlaştirılan veya pastörize edilmemiş süt veya bununla imal edilen peynirler, yumuşak dondurma, önceden pişirilmiş ve buzdolabına konulmuş yiyecekler (tekrar iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice ısıtarak yiyebilirsiniz), önceden pişirilmiş kümes hayvanlan, pate, şarküteri ürünü etler, az veya orta derecede pişirilmiş kırmızı et ve iyice yıkandığından emin olmadığınız yeşillikler.
  • Kutusu şiş ve kapağının etrafı veya eklem yeri ezik olan konserveleri ve “son kullanma tarihi” geçmiş olan yiyecekleri satın almayın.
  • Gıda maddelerini paket üstünde belirtilen “son kullanım tarihi”ne kadar tüketmeye çalışın.
  • Az pişmiş etleri iyice pişirin ve artık yiyecekleri de iyice ısıtmadan yemeyin. Özellikle tavuk etine dikkat edin.
  • Paket üstünde başka şekilde önerilmediği takdirde, dondurulmuş yiyecekleri pişirmeden önce dışarıda değil, buzdolabında çözdürün. Bir kere çözülmüş yiyecekleri tekrar dondurmayın.
  • Pişmiş ve pişmemiş etleri buzdolabının değişik raflarına koyun. Çiğ etin diğer yiyeceklerle temas etmemesine dikkat edin.
  • Buzdolabını, derin dondurucuyu, mutfak tezgâhlarını ve mutfak aletlerini düzenli olarak temizleyin.
  • Bulaşık bezlerini, süngerleri ve bulaşık yıkamak için kullandığınız diğer gereçleri sık sık yıkayın ve çamaşır suyu gibi dezenfektan bir sıvı (şişe üstünde belirtildiği gibi sulandırarak) ile temizleyin.
  • Gastroenteritiniz varsa başkaları için yemek pişirmeyın ve onların yiyeceklerine dokunmayın.

Stres: Stres sindirim sisteminin çalışmasını etkilediği için ishale neden olur. Kendinizi çok baskı altında hissediyorsanız stresi önlemek veya ona karşı gösterdiğiniz tepkiyi kontrol etmek için gerekli stres yönetimi tekniklerine başvurun.

Yolculuk İshalinden Korunmak

Bazı yabancı ülkelerde yerel bakterilere karşı savunmasız olabilirsiniz. Şüphe halinde aşağıdaki önlemleri alın:

  • Yalnız kimyasal olarak sterilize edilmiş veya kaynatılmış su veya şişe suyu için ve dişlerinizi de bununla fırçalayın.
  • Restoranlarda şişe suyunun gözünüzün önünde açılmasını isteyin (bazı yerlerde şişelere musluk suyu koyarlar).
  • Buz kullanmayın.
  • Meyvelerin kabuklarını soyun ve çiğ sebze ve salata yemeyin.
  • Restoranlarda yalnız pişmiş ve sıcak servis yapılan yiyecekler yiyin. Uzun zaman ılık olarak saklanmış yiyecekleri yemeyin.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler

Vücudun sıvı kaybetmesini önlemek: Özellikle beraberinde kusma da varsa, ishalin tehlikelerinden biri vücudun susuz kalmasıdır. Küçük çocuklar ve zayıf bünyeli, yaşlı veya bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bu durum daha da önem kazanır. Bunu önlemek için aşağıdaki tedbirleri alın:

  • Bol su veya sulu içecekler tüketin ve alkol ve kafeinden kaçının. Kusma varsa, sık sık ve azar azar sıvı alın, ki sıvı aşağılara inebilsin.
  • Yediklerinizi çıkarıyorsanız tuz ve şeker eksikliğini gidermek için önlem alın. İki portakalın suyunu sıkın, buna yarım çay kaşığı tuz ve iki çay kaşığı bal karıştırın ve yarım litreye ulaşıncaya kadar su ekleyin, iyileşinceye dek bundan her yarım saatte bir bardak için.
  • Papatya, kekik, zencefil, nane ve rezene gibi bitki çayları için. Ferahlatıcı özelliği olan bu bitkilerin hafif antiseptik etkisi de bulunmaktadır ve bunlar çoğu zaman sindirim yolu iltihabının neden olduğu ishal ile birlikte hissedilen kann ağnsına da iyi gelir.
  • Bağırsaklardaki iltihabı dindirmek için şekersiz siyah frenk üzümü veya mürver ağacı meyvesi suyu için. Bu meyvelerin özünde bulunan C vitamini enfeksiyonla mücadelede de yardımcı olur.
  • Bir tatlı kaşığı ararotu çok az su ile karıştırarak yumuşak bir macun hazırlayın. Sonra bu macuna yarım litre kaynar su ekleyin ve koyulaşın-caya kadar karştırın. Bal veya limon suyu ile tatlandınn. Dışkıyı katılaştırmak için gün boyu düzenli aralıklarla bundan için.

Normale dönüş: Çok az veya hiçbir şey yemi-yorsanız, kendinizi iyi hissetmeye başlayınca yavaş yavaş normal yiyeceklere dönebilirsiniz. Önce tahriş etmeyen ve dışkının sertleşmesine yardımcı olan pirinç ile başlayın. Her gün bir miktar yoğurt yerseniz bağırsaklardaki mikroorganizmaların dengelerine kavuşmasına yardımcı olursunuz. Ayrıca her gün alacağınız vitamin ve mineral kompleksleri de vücudun besin dengesini bulmasım kolaylaştırır.

Homeopati: 24 saat geçtiği halde ishaliniz dur-mamışsa homeopatik bir ilaç alabilirsiniz.

  • Arsenicum: bulantı ve kusma ile birlikte görülen gıda zehirlenmelerinde.
  • Colocynthis: ishal ile birlikte şiddetli karın ağrısı olursa.

Aromaterapi: Zencefil ve ıtır çiçeği yağı gibi buruk (kurutucu etkisi olan) yağlar ishali kesmekte yararlıdır. Nane ve rumi papatya da bağırsak kasılmasını giderir. Çay ağacı yağı da antiseptik olduğu için ishalin tedavisinde kullanılır.

  • Küvet suyunuza üçer damla ıtır ve zencefil yağı ile birlikte iki damla nane yağı damlatın. Suyun içinde 15-20 dakika uzanın. Bu süre içinde suyun ıhklığını korumasına dikkat edin.
  • Üç damla çay ağacı yağı, ikişer damla nane, ıtır ve sandal ağacı yağlan ve beş çay kaşığı tatlı badem yağı, zeytinyağı veya diğer bir soğuk baskı bitkisel yağla bir karışım hazırlayın. Karışımı ısıtın ve bununla karnınıza masaj yapın. Masajı birkaç saatte bir tekrarlayın.

Yoga: Yerde yatarak gevşemek, bazen strese bağlı ve ishale neden olabilen zihinsel ve fiziksel gerilimi azaltır.

Çocuklarınızla ilgili özel tavsiyeler: Bebekler ve küçük çocuklarda sıvı kaybının yol açtığı su kaybetme riski daha yüksektir. Bebeğiniz veya
küçük çocuğunuz ishal olursa:

  • Zehirli bir şey yiyip yemediğini anlamaya çalışın.
  • Dokunacak bir şey yiyip yemediğini anlamak için çocuğunuzun beslenmesini kontrol edin. Acı baharatlar, biberler, soğan, domates, ravent ve fazla meyve tüketmek ishal yapabilir. Emziriyorsanız siz de bunlardan az tüketin.
  • Bebeğinize istediği kadar emzirme süresi tanıyın ve gece gündüz normalden daha fazla emzi-rin. Sütünüz doğal olarak artacaktır. Ender durumlarda bebeğinize kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su vermeniz gerekebilir. Aynca, bebeğiniz mamaya başlamışsa, daha da sulandırılmış mama veya kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su verin.
  • Sütten kesilmiş olan bebeğe pastörize elma suyu veya yeterli derecede sulandırılmış portakal suyu gibi içecekler verilebilir, içinde pirinç kaynatılmış olan suyu içirmek de uygun olabilir.
  • Çocuğunuzla temas ettikten sonra ve yemek hazırlamadan, yemeğe oturmadan ve servis yapmadan önce ellerinizi çok iyi yıkayın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

Bebekler ve küçük çocuklar

  • Bebeklerde ve küçük çocuklarda hafif ishal 24 saatten fazla, şiddetli ishal ise 12 saatten fazla sürerse.

Acil durumlar

  • Çocuk kusuyor ve içtiği sıvıyı tutamıyorsa veya hiç meme emmiyor ya da yemek yemiyorsa.
  • Çocuk susuz kalmış gibi görünüyorsa, ağzı kuru, gözleri çökük, derisi gevşekse ve bezini normalden çok daha az ıslatıyorsa. Bebeğin su kaybetmesi halinde başındaki bıngıldak içeri doğru çökebilir.
  • Çocuk susmadan ağlıyor veya anormal derecede uykulu ve huzursuz gözüküyorsa.
  • Çocuğun dışkısında kan varsa veya ateş ya da diğer semptomlar belirirse.

Diğer çocuklar ve büyükler

  • Normalde sağlıklı iken, hafif ishaliniz üç günden fazla, şiddetli ishaliniz ise iki günden fazla sürerse.
  • Yaşlı veya zayıf bünyeli iseniz.
  • Sık sık hastalanıyorsanız veya steroid, antibiyotik ya da ishal yapabilecek başka bir ilaç kullanıyorsanız.
  • Evinizde aynı semptomları gösteren başkaları da varsa.
  • Doğum kontrol hapı kullanırken şiddetli bir ishale yakalanırsanız.
  • Dışkıda kırmızı veya siyah renkte kan varsa.

Acil durum

  • Vücudunuzda su kaybetme belirtileri varsa (sersemlik, bulanık görme, deride gevşeklik, idrarın çok az ve koyu renkli olması veya hiç idrar olmaması gibi.)

Burun Ameliyatı Sonrası

Burun Ameliyatı Sonrası

Burun estetiği ameliyatı sonrasındaki ilk gün genelde rahat ve ağrısız geçer.. Burun üzerinde herhangi bir ağrı hissedilmede yapılan ameliyatın etkisi ile baş ağrıları olacaktır.. Doktorunuzun önerdiği basit ağrı kesici ilaçlarla bu durumu geçiştirebilirsiniz. Doktorunuz ameliyatın ardından gelen ilk gün akşamı size burun üzerine ve etrafına soğuk kompres uygulamanızı ve başınızı daima yukarıda tutmanızı isteyecektir.. Uyurkende başınız yüksekte yatacaksınız..

Genel olarak burun estetiği ameliyatlarında çok fazla derecede bir morarma olmuyor. Ama yinede cilt yapısına bağlı olarak morarmalar ve şişmeler oluşabilmektedir. Ameliyatın ardından 2. yada 3. günde morarmalar ve hafif şişmeler oluşabilmektedir. Bu şiş ve morarıklıklar ilk haftanın sonunda son bulur. Daha sonraki burun ve çevresinde olan ufak şişmeler 6 ay kadar bir süre sonra iyileşeceklerdir.

Burun estetiği ameliyatının ardından ilk bir kaç gün burnunuzdan ufak sızıntılar gelebilir. Bu durumları panik yapmadan doktorunuza bildirebilirsiniz. Bu akıntıların gelmesi normal karşılanır. Bunu takiben yine bir kaç hafta kadar burnunuzda tıkanıklıklar olacaktır..

Burun estetiği ameliyatlarından bir hafta kadar sonra yapılacak olan tedavide burun üzerindeki ateller alınacak bunu takiben ikinci haftanın sonunda ise plasterler çıkarılıp, burun tamamen açık bırakılacaktır.

Burun estetiği ameliyatları sonrasında günlük aktivitelerinize ve işinize iki gün içerisinde geri dönebilirsiniz. Fakat burnunuzu korumalı ve ağır çalışmalardan kaçınılmalıdır. Ağır aktivitelerin ve spor faaliyetlerin devam edebilmesi bir kaç hafta sonra olacaktır. Cerrahınızın son tedavisinden sonra hastaya ne zaman normal hayatınıza ve spor hayatınıza dönebileceğinizi doktorunuzun izni ile yapabileceksiniz. Makyaj uygulamalarınızı ilk günlerden sonra yapabilirsiniz.

Gözlük kullanımlarınıza iki ay kadar ara vermenizde yarar vardır. Doktorunuz sizin gözlük kullanımınızı iki ay kadar yasaklayacaktır.

Burun estetiği ameliyatı sonrasındaki ilk günlerde yüzünüzde var olan morluklar ve şişliklerden dolayı kendinizi kötü hissetmeniz ve güzellik anlayışından iraz uzak olmanız normaldir. Bu durum sizin canınızı sıkmış olacakfakat bu durumun geçici bir durum olduğunu bilmeniz sizin içinizi rahatlatacaktır. günler geçtikçe burnunuzun yeni görünümü ortaya çıkacak ve sizin morelinizde yerine gelecektir.

Burun estetiği ameliyatları deneyimli estetik cerrahlar tarafından uygulandığında oldukça güzel ve estetik sonuçlar alınacaktır.

Hemoroid Nedenleri

Hemoroid Nedenleri

Hemoroid nedenleri olarak birçok şey söylemek mümkün fakat fazla uzatmadan birkaç madde halinde yazmaya çalışacağım . Bunlardan herhangi birisini daha önce yaşamış iseniz hemoroid tedavisi görmeniz gerekebilir . Bunun için bize yazabilirsiniz veya yakınınızda bulunan bir cerrah ile iletişime geçebilirsiniz . Çünkü bunlardan herhangi birini yaşamak hemoroid belirtisi anlamına gelmez . Dolayısı ile hemen korkmaya veya telaşlanmaya hiç gerek yok . Şimdi akılda kalacak birkaç madde paylaşaymak istiyorum :

• Devamlı tekrarlayan kabızlık veya ishal

• Dışkılama süresince zorlanmak ve ıkınmak

• Uzun süre tuvalette kalma

• Şişmanlık

• Gebelik

• Anal seks

Hemoroid Belirtileri

Hemoroid belirtileri gerçekten ciddi bir süreçtir . Siz ne olduğunu bile anlamadan hemoroid hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.Bunun verdiği heyacanı gerçekten çok iyi biliyorum . Az sonra birkaç hemoroid belirtileri yazacağım sizlere . Bunlardan birini yaşamış iseniz hemoroid tedavisi görmeniz yararlı olabilir diye düşünüyorum . Tabi kaşınıyor diyede oturma banyosu yapmaya gerek yok . Çünkü hastalığınızın tanısını kendiniz koyamazsınız . Daha önce yaşamış ve hemoroid belirtileri nedir biliyorsanız tabiî ki tedavi sürecine geçmeniz gerekir .

• Anüs kenarında hissedilen şişlik, hassasiyet ve bazen ağrı

• Anal bölgede rahatsızlık hissi (irritasyon) ve kaşıntı

• Dışkılama sırasında veya sonrasında farkedilen ağrısız kanama

İç hemoroidler aslında fazla bir rahatsızlığa yol açmazlar. Fakat ıkınma sırasında hemoroidlerin hassas yüzey tabakası kanayabilir. Bazen aşırı ıkınmayla iç hemoroidler de anal girimden dışarı sarkarak makatta kaşıntı ve irritasyona sebep olabilirler.

Dış hemoroidler anal bölge çevresindeki derinin altındaki şişliklerdir. Kaşıntı ve kanamaya sebep olup ciddi sancılar oluşturabilirler.Bunun için hemoroid tedavisi görmeniz gerekebilir .

Fastbraces Diş Teli Tedavi Tekniği

Fastbraces Tedavi Tekniği ile kısa sürede diş teli tedavisi:
Kısa süren diş teli tedavisi Fastbraces, dişlerinde çapraşıklık olan ve uzun süreceği endişesiyle diş teli tedavisi yaptırmayan hastalar için uygun olan bir tedavi tekniğidir.Yenilikçi tasarımı, kısa tedavi süresi ve kalıcı sonuçları ile ülkemizde de giderek popüler hale gelmeye başlamıştır.

Fastbraces Diş Teli Tedavi Tekniği nedir?
Fastbraces hızlı diş teli tekniği, doğru konumda bulunmayan, önde, geride,uzun, kısa veya dönük durumda bulunan dişlerin tedavisinde kullanılır. Özel tasarım braketleri ve nikel titanyum alaşımlı ve oldukça esnek olan diş teli sayesinde dişin kron adı verilen ağızda görünen kısmını ve kök kısmını aynı anda hareket ettirmeye başlaması sayesinde dişlerin düzelip normal konumlarına gelme hızını oldukça artırır. Geleneksel diş teli tekniklerinde belli aralıklarda diş tellerinin sürekli değiştirilmesi gerekmektedir. Fastbraces tekniğinde isetedavinin başlangıcından bitimine kadar tek bir ark teli kullanılır. Bu teknikte, diş tellerinin görünmesini ve dışarıdan bakıldığında belli olmasını istemeyen hastalar için dişle aynı renk braket ve tel kullanma imkanı vardır. Bu sayede, ortodontik tedavi sırasında bile estetik sağlanarak diş tellerinin dışarıdan belli olma kaygısı olmadan tedavi yürütülür.

Fastbraces Tekniği ile tedavi ne kadar sürer?
Fastbraces tekniğinin en büyük avantajı,ortodontik tedavi olarak adlandırılan diş telleri ile tedavi süresini 1,5 – 3 yıldan 5 – 12 aya indirmesidir. Bu, ortodontik tedavi süresi için oldukça ciddi bir kısalma anlamına gelmektedir.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği, dişin kök ve kron kısmını aynı anda düzeltmeye başlar:
Diş telleriyle klasik tedavi yöntemlerinde, dişlerin düzelme sürelerinin daha fazla olmasının nedeni klasiktekniklerin ilk yıl içinde sadece dişlerin ağızda görünen kron kısımlarını düzeltmesi, takip eden 2. yılda ise dişlerin çene kemiklerinin içinde yer alan kök kısımlarınıdüzeltmeye başlamasından kaynaklanır.Fastbraces tekniğinde tedavi başladığı anda, dişlerin hem kronları hem de kökleri hemen ve aynı anda düzelmeye başlar. Bu sayede dişlerin hareket ederek ağızda doğru konumlarını alma süreci oldukça hızlanarak, yarı yarıya kısalır.

FastbracesHızlı Diş Teli Tekniği herkese uygulanabilir mi?
Fastbraces hızlı diş teli tekniği, tüm daimi dişlerin sürdüğü 11 – 13 yaşlarından sonra herkes için uygundur. Yetişkinler, gençler ve çocuklar ve ileri yaşlarda dauygulanabilir. Ağız hijyeni iyi olduğunda, diş ve dişeti hastalıkları, çene ameliyatını gerektirecek çene konum bozuklukları, gömülü dişler bulunmadığında rahatlıkla herkese uygulanabilir.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği ile tedaviyi nasıl yaptırabilirim?
Hızlı diş teli tekniği Fastbraces, oldukça hızlı ve güvenilir bir ortodontik tedavi tekniğidir. Bu teknik sayesinde, çok uzun yıllar boyunca diş tellerini kullanmak zorunda olmadan sadece aylarla ifade edilebilen süreler içinde diş konum bozuklukları tedavi edilebilir. Bu kısa süre içinde de, diş telleri olduğu belli olmadanestetik görünüm korunabilir.Hem tedavi süresi kısa olduğundan hem de klasik sistemlerde olduğu gibi diş tellerini değiştirme gibi bir uygulama gerekmediğinden,randevu sayısı da oldukça azalır. Teknik, özellikle trafik ve ulaşım sorununun bulunduğu, yoğun tempolu iş yaşamı olan büyük şehirlerdevakti kısıtlı olan yetişkinler için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Siz de Fastbraces tekniği ile zahmetsiz, hızlı ve güvenilir bir şekilde dişlerinizdeki çapraşıklıktan kurtulabilmek için bir ortodonti uzmanına başvurabilirsiniz.

Fastbraces Hızlı Diş Teli Tekniği ile ortodonti tedavisi ücreti nedir?
Fastbraces hızlı diş teli tekniğinin maliyeti bazı durumlar için klasik diş telleriyle tedavi maliyetine çok yakın olmakla birlikte, bazı durumlarda bir miktar daha fazladır. Tedavi süresi ve maliyet düşünüldüğünde ise, Fastbraces hızlı diş telleri oldukça avantajlı hale gelebilmektedir. Uzun sürecek bir ortodontik tedavideki randevu sayısı ve buna bağlı işten izin alma durumu ve randevuya gidip gelme süreleri düşünülürse, Fastbraces tekniği oldukça önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Konu hakkında ortodonti uzmanınızdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Diş İmplantları Nasıl Yerleştirilir?

Diş İmplantları Nasıl Yerleştirilir?

Çoğu diş implantı ameliyatı genelde diş hekiminin muayenehaneninde veya nadirden de olsa bir sağlık kurumu ortamında gerçekleştirilir. Genelde ayakta hasta mantığı ile işleyen yöntemin uygulanmasında lokal anestezi tercih edilirken, değişik diş hekimleri farklı türden ağız yapısı için yatıştırıcılar da tercih edebilmektedirler. Ayrıca implant operasyonu esnasında ayrı bir prosedür olan kemik büyütme gibi ek cerrahi operasyonların uygulanması da söz konusudur.

Diş implantlarının en yaygın uygulamasında “mertebeli operasyon” tercih edilir. İlk adımda kişinin kendi diş kökü çıkarılarak, yerine implant diş eti içerisine yerleştirilir. Bu işlem implantı iyileşme sürecinde diş tesirlerden savunur. İyileşme sürecinin bitmesinin hemen peşinden, implant kökünün görünür hale getirilebilmesi için, implantın üstünü kapatan diş etinin bir bölümü alınır.

İkinci mertebede, implantın diş eti ve çene kemiği ile başarılı şekilde etkileşime geçip geçmediği kontrol edilir ve implantın diğer bölümü olan üst bölümü diş etine girecek şekilde yerleştirir. İkinci mertebede yerleştirilen bu üst bölüme “destek” isimi verilmektedir. Destek parçaları pek çok türde olabilmektedirler. Bu parçalar seri imalat olabileceği gibi, laboratuvarda diş hekiminiz tarafından da üretilebilirler. Destek çevrenindeki diş eti bir süre sonra iyileşirken, destek parçası, diş hekimine protez dişi yerleştirmesi ve implanta son düzeltmeleri yapması açısından bir kelepçe görevi görür.

Konu üzerinde yapılan çalışmalar, implantla beraber eş vakitli olarak bir desteğin yerleştirilmesinin de olası olduğunu göstermektedir. Bu metot her ne kadar bir takım sınırlamalar getirse de, ikinci bir operasyon ihtiyacını ortadan kaldırdığı için daha fazla seçenek edilmektedir. Bununla beraber, implantın kemikle kaynaşması için belirli bir iyileşme sürecinin geçmesi de gerekmektedir.

Bu süreç süresince tesirli kemik kaynaması ve başarılı bir iyileşmenin sağlanması için, implantın destek bölümlerinin de çiğneme gibi kuvvetli tesirlerden savunması gerekir. İmplantlar iyileşmek için yeterli vakiti bulduklarında ve başarılı şekilde kaynaşıp kaynaşmadıkları açısından teste tabi tutulduklarında, son evreye geçilmesi söz konusudur. Bu son adımda takma diş implanta yerleştirilerek operasyon bitirmiş olur.

Diş İmplantlarında Muvaffakiyet Oranı

Uzun yıllardır yapılan ilmi ve muayenehane araştırmalara karşın, diş implantlarında %100’lük bir muvaffakiyet oranına daha erişilememiştir. Bununla beraber, son senelerde diş implantı operasyonu ve diş uzmanlığı dallarının gelişmesi ile diş implantında başarının %90’ın üstüne çıktığını söyleyebiliriz.

İmplantların İyileşmesi Ne Kadar Sürer?

İmplantlarda iyileşme süreci kişinin çene kemiğinin kalitesine bağlıdır ve bir takım vaziyetlerde implant uygulamasına ek başka metotların uygulanması da olası olabilmektedir. Genel olarak, diş implantında kemiğin iyileşmesi için iki ila dört ay gibi müddetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Kemiğin titanyuma kaynamasına ait yapılan çalışmalar neticesi bir takım üreticiler iyileşme müddetlerini ürünleri ile kısalttıklarını öne sürmektedirler.

İmplant Bakımında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ağız Hijyeni

İmplantlarınızın düzenli olarak bakımını yapmanız işlevini sürdürmesi ve ağız sıhhatinizi savunmanız açısından önemlidir. İmplantlar doğal dişlerimiz gibi çürümeye maruz kalmasalar da, diş eti kemiğinde irinlere sebep olabildikleri gibi, düzenli bakımları yapılmazsa enfeksiyona ve kemik kaybına da sebep olabilirler. İmplant sonrası süreçte diş hekiminiz düzenli kontrollerinizi yaparak, implant çevreninde negatif tesirlerin oluşmamasını sağlayacaktır. İmpantların düzenli fırçalanması ve bakımlarının yapılması bu nedenlerle büyük önem taşıyor. Diş hekiminiz diş bakımınızda kullanmak üzere diğer yararlı ürünleri ve ekipmanları da sizlere önerecektir.

Düzenli Kontrol

Yeni dişiniz çevrenindeki diş etiği kemiğinin ve kemiklerin sıhhatli olup olmadığının kontrolü düzenli olarak diş hekiminiz tarafından kontrol edilir. Bu işlem ek olarak düzenli X-ışını görüntülerinin alınması ile sağlanır. X-Işın görüntüsüyle implantınız çevrenindeki kemiğin vaziyeti kontrol edilir.

Bebeklerde Reflü Belirtileri Anneler Dikkat

Bebeklerde Reflü Belirtileri Anneler Dikkat

Annelerin kendi sağlıklarından dahi daha çok önem verecek kadar sevdikleri bebekleri, hayatlarının merkezini oluşturmaktadır. Bu nedenle bebeklerde görülen şikâyetlerde anneler, oldukça büyük endişe içerisine düşerek sorunun biran önce çözülmesini ister. Bebeklerde görülen en yaygın hastalıklardan biri olan reflü de, annelerin oldukça büyük korku yaşadığı sorunlardandır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her gün yüzlerce anne bebeklerde reflü nasıl anlaşılır, reflü belirtileri nelerdir, bebeklerde reflü nedir ya da bebeklerde reflü nedenleri şeklinde binlerce konu hakkında internet ortamında arama yapmaktadır. Bebeklerde reflü nasıl anlaşılır şeklinde sorunların çoğunluğu annelerin bebeklerine fazla özen gösterdiği için karıştırılan bir durumdur. Çocuklarda reflü şikayetlerinin en büyük belirtisi kusmadır ve bu durum annelerin reflüyü karıştırmasına neden olmaktadır.
Bebeklerde reflü hastalığı tanısı yapılması için öncelikle bebeğin, şiddetli kusması, gün içerisinde sürekli kusması, gece uykusunda düzensizlik ve kusmadan sonra huzursuzluk gibi semptomlar gözlemlenmesi gerekir. Bebeklerin sindirim sistemleri daha gelişme aşamasında olduğundan, her bebeğin günde 3-4 defa kusması oldukça normaldir. Bu kusmalar esnasında yemek borusunda meydana gelen zararı genellikle hekimler, reflü hastalığı olarak adlandırmaz. Bebeklerde reflü tedavisi gerekecek kadar şiddetli kusmalarda bebek midesinin tamamını dışarı çıkarttıktan sonra dahi kusmaya devam etmeye çalışmaktadır. Bebeklerde reflü testi uygulanması ile hastalığın boyutu daha rahat anlaşılabilinir.
Bebeklerde reflü nedenleri tamamen vücudun doğal gelişim sürecinden kaynaklanabilmektedir. Bebeklerde reflü uzun süre sırt üstü yatan çocuklarda daha sık görülür şeklinde bilimsel bir açıklamada bulunmak da mümkün değildir. Kuşkusuz küçük bir bebeğin günün büyük bölümünü ayakta geçirmesi beklenemez.
Bebeklerde reflü tedavisi geciktirilmeden gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde tüm yediklerini kusan bebeğin gelişimi adeta durma noktasına gelir. Fiziksel ve zihinsel gelişimin son derece hızlı bir şekilde tamamlandığı bebeklerde, besinlerden ihtiyacı olan maddeleri alamayan çocuklarda büyük sorunlar görülebilmektedir.
Bu nedenle bebeklerde reflü nedenleri konusunda annelerin bilinçli olması ve reflüden şüphelendiği anda uzman bir hekime başvurması son derece önemlidir. Erken aşamalarda başlanan bebeklerde reflü tedavisi kısa süre içerisinde sonuç vererek, bebeğin sağlığının eski haline dönmesine neden olmaktadır.