kışın aralıklı beslenme, kışta beslenme, kışın nasıl beslenmeli

Kışın aralıklı besleme nedir?

Soğuk kış aylarında vücudumuz aldığımız besinleri depolamaya başlar. Bu nedenle kış aylarında edindiğimiz beslenme alışkanlıkları kilo alımını etkiler. Özellikle bu salgın döneminde her şeyde olduğu gibi beslenme alışkanlıklarımızda da değişiklik oldu. Öğünlerin zamanlaması, gün boyunca öğün sayısı bile değişti. Bu bağlamda, Aralıklı Oruç Diyeti daha popüler hale geldi.kışın aralıklı beslenme, kışta beslenme, kışın nasıl beslenmeli

Aralıklı oruç/oruç, son zamanlarda dünyanın gündemine oturan bir diyettir. Aslında diğer diyet yöntemlerinde olduğu gibi temel prensip kalori kısıtlamasıdır. Kilo vermeyi, kan şekerini, kolesterolü, trigliseritleri, insülin seviyelerini ve iltihabı (iltihabı) azalttığını gösteren çalışmalar var.

Birçok türü vardır. En popüler ve kullanılan 16/8 versiyonu yani 16 saat açlık esasına dayalı ve günde 2 öğün olarak planlanan bir diyettir. Ancak bunu uzun süre ve bir beslenme uzmanının gözetimi olmadan yapmak buna değmez. İster kış ister yaz, gün boyunca alınacak besin gruplarının doğru ve dengeli olması gerekir.

Aralıklı oruç herkes için bir diyet değildir. Gelişim çağındaki kişiler, hamile veya emzikli kadınlar, insülin alan şeker hastaları ve kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) olan kişiler için uygun değildir. En önemli şey bireysel ve rasyonel bir diyettir.

Aralıklı beslenmenin veya oruç tutmanın metabolik süreçler ve kardiyovasküler sistem üzerindeki etkisi yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Son 3 yılda birçok makale ve çalışma yayınlandı. Ramazanda aralıklı oruç ve aralıklı oruç, yani belirli bir süre oruç tutmak veya gün içinde yemek yemek farklıdır. Tüm çalışmalardan elde edilen önemli bir bulgu, sirkadiyen ritmin beslenme için önemli olduğuydu. Geç beslenme ile zayıf kardiyometabolik sağlık arasında güçlü bir bağlantı vardır.

aralıklı orucun faydaları

Aralıklı oruç tutmanın ya da yeme alışkanlıklarını değiştirmenin diğer bir deyişle aralıklı orucun birçok faydası vardır. Bunlara kilo kaybı ve gelişmiş lipid-kolesterol metabolizması dahildir. İnsülin alan tip 1 diyabet hastaları dışında özellikle obez, aşırı kilolu ve tip 2 diyabetli hastalarda glisemik kontrolün sağlanmasında etkili olduğu görülmektedir. Bu argümanlar araştırmalarda da kanıtlanmıştır. En önemli sonuç, aşırı yeme ve hipertansiyon sırasında vücudumuzda ortaya çıkan istenmeyen zararlı ürünlerin kan damarlarının iç yüzeyindeki hasarın azalmasına neden olmasıdır. Aynı zamanda proinflamatuar sitokin dediğimiz daha zararlı ve faydalı yiyeceklerin miktarını da azaltır. Çoraplar vücudumuzun savunma sisteminin önemli bir unsurudur. Fazlası çeşitli metabolik ve kalp hastalıklarına neden olur. Bu durum oruçla düzelir yani normale döner. Bu sitokinler vücudumuzdaki bağışıklık sistemini harekete geçirebildiği gibi fazlalığı da baskılayabilir.

Hareketsiz yaşam tarzı, aşırı yeme, hareketsizlik ve obezite ile kardiyometabolik olaylar artar. Bunun sonucunda hayatı tehdit eden ciddi sağlık sorunları görülebilir. Özellikle şeker hastalarında kalp damar hastalıkları riskini 4 kat artırır. Aralıklı yemek, obezite, diyabet, hipertansiyon ve serebral bozukluk öyküsü olan kişilerde iltihabı azaltır. Bütün bunlar olumlu tarafı gösteriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir