Etiket arşivi: böbrek taşı belirtileri

Böbrek Taşı Oluşumu ve Tedavisi

Böbrek taşları incelendiğinde çoğunluğu kalsiyum taşlarıdır ve diğer kısmı ise infeksiyon taşarını, ürik asit ve sistin taşalrını kapsamaktadır. Tekrarlayan taş hastalığına sebep olan faktörler çocukluk çağı taşları, taş oluşumu ile ilişkili hastalıklar (hiperparatiroidizm, sistinüri, renal tübüler asidoz, hiperoksalüri, chron’s hastalığı, bağırsak ameliyatı), taş oluşumu ile ilgili ilaçlar (kalsiyum, D vitamini, C vitamini, sulfonamid, traimteren) ve taş oluşumu ile ilişkili anatomik bozukluklardır (medüller sünger böbrek, kalisyel divertikül, kist, vezikoüreteral reflü, üreteropelvik bileşke darlığı, at nalı böbrek, üreterosel). Taş hastalığı sıklıkla ağrı, idrarda kanama, bulantı-kusma şikayetleri ile ortaya çıkarken, bir kısım hastada ise başka nedenler ile yapılan tetkikler sırasında farkedilir. Klinik tanı direkt üriner sistem grafisi, ultrasonografi, intravenöz pyelografi ya da bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden uygun olanlar ile desteklenmelidir. Daha sonra hastanın yaşı, klinik seyri (şikayetleri), taşın büyüklüğü ve lokalizasyonu, böbrek için risk teşkil edip etmediğine bakılarak uygun bir tedavi planlanır. Bu tedavi hastayı bazı ilaçlar ile takip olabileceği gibi, vücut dışından taş kırma (ESWL) ya da endoskopik (URS-lazer litotripsi, perkütan nefrolitotomi)) veya açık operasyon da olabilmektedir. Her hasta ayrı ayrı düşünülerek tedavi edilmektedir. Kendiliğinden tedavisiz düşen,cerrahi girişimle çıkarılan ya da parçalandıktan sonra fragman olarak idrarla atılan taşlara, bileşimlerinin belirlenmesi için taş analizi yapılmaktadır. Böylelikle taşın tekrarını önlemek için gerekli önlemler alınabilir. Akut taş düşüren hastalarda ağrının geçirilmesi ilk hedefimizdir ve ardından hasta rahatladığı zaman görüntüleme tetkiki yapılarak tedavi planlanır. Böbrek taşlarında ESWL’nin başarısı taşın büyüklüğü ve yeri ile direkt ilişkilidir. Buradan yola çıkılarak daha büyük taşların perkütan nefrolitotomi (PCNL) ile daha başarılı bir şekilde tedavi edilebildiği bir gerçektir. İnfeksiyonlu taşlar veya bakteriüri söz konusu olduğunda ESWL tedavisinden önce antibiyotik tedavisi uygulanmalı ve tedavi sonrası da bir süre sürdürülmelidir. Büyük böbrek taşlarından dolayı ESWL’den sonra oluşan obstrüktif ve infektif komplikasyonları önlemek için double J stent kullanmak gerekir. Çapı 20 mm ya da daha büyük olan taşlar için, stentin ESWL den önce yerleştirilmesini önermekteyiz. Tek böbrekli hastalarda ise mutlaka takılmalıdır. Pekütan yolla taşın kırılmasında ise taşlar doğrudan vücut ışına alınabildiği gibi, lazer yada pnömotik litotriptörler vasıtası ile kırılarak da parçalar halinde de çıkarılabilir. Geyik boynuzu (staghorn) taşlarında ise direkt açık ameliyat tercihimiz olmaktadır. Anatrofik nefrolitotomi, radyal nefrotomi, pyelonefrolitotomi gibi teknik olarak birbirinden farklı yöntemler uygulamaktayız. Kompleks taş yükü olanlarda, ESWL-perkütan-üreteroskopik yöntemler başarısız kalındığında, böbrek içinde anatomik anormallikler, morbid obezler, iskeletsel deformitesi olanlar ve cerrahi girişimin kolay olması ve yalnızca bir tek anestezi işleminin gerekmesi nedi ile çoculardaki büyük taş yükünde açık cerrahi için endikasyonlardır.